Hayrettin Taylan Şiirleri - Şair Hayrett ...

Hayrettin Taylan

Suların ipliğini karanlık hesaplar pazara çıkarıp düşler ısmarlama kanaviçeler nakışladığın ahesteli yüreğime...Varmanın okunu, gitmenin yayında geriyordu biraz hak edilmişlikler.
Sensizliğin kokusu sinerdi, söz geçiremediğim sevda kitaplarımda. Seni beklerdim aşk bacası tütmeyen yalnızlar evimin balkonunda.Kendi malihulyalarında kaybolan bir çocuğun sana anne deme anındayım. Ve sen o zamanlar, içimdeki çocuk hasretini bilir misin? Nazar dualarıyla,duvaklarına annelik bantı takmaya gerek var mı ki?
Ben çocuktum,ben bebektim, ben aşıktım, kollarında,şimdi sensizliğin babasıyım,yalnızlığına emzik aldım. Günahları sana yazan,süt beyaz umutları doyuruyorum.Bir kelebeğin güneş ölümlerine gitme zamanı kadar hecelenmiş geceler ısmarladım.Aşkı fırına verdim, dilim dilim seni ayırdım sıcaklıklara. Aç,senfonileri tokluğumun tavlarında leyli besinler olarak aldım.
Liseli aşıklara öykü hayali büyür hayalimden:İki sevgili lise1 ‘den lise sona kadar hep aynı sınıfta,hep aynı sırada,okudular,büyüdüler, sevdiler.Genç kız,okulun son günleri dersler bitmiş,kuaföre gitmiş,süslenmiş okulun 4.katında aşkını beklemiş,delikanlı bir türlü gelmemiş.Direk onun evine doğru gitmiş.Evine yaklaştığında büyük bir kalabalık görmüş,gözlerinde yaşların seli cadde boyunca akmış.Anlamış gibiydi.Sormuş ölen kim? –Cevapla gözyaşları biraz daha artmış.Genç delikanlı,elinde bir demet kırmızı gülle karşıdan karşıya koşarak geçip okulda beklettiği sevgilisine gidiyordu,heyecandan farkında bile değilmiş.Araba çarpmış,ama biraz yaralanmış,ona aldığı güller yola savrulmuş,onları o yaralı halde toplarken,kan revan içinde aşktan başka,güllerden başka bir şey duymamış.İkinci bir kaza geçiriyor,kamyonun altında kalarak ellerindeki kırmızı güllerle can veriyor.Genç kız , mezarına gidiyor,o kırmızı gülleri alıyor,gözü yaşlı eve geliyor.Günler sonra okula gidiyor, elinde hala solmayan kırmızı gülü sınıfa gidiyor,4.kattaki
Okul giriş kapısına bakan pencereden bakıyor,aşkı orda onu bekliyor,gerçek sanarak pencereden en kısa yoldan ona gitmeyi düşünüyor.4.kattan aşağı düşmüş,cam kırıkları arasında,elinde aşkından kalma gülle oracıkta can veriyor,sevgilisinin ölümden 9 gün sonra “
Aşk tümcelerle, kısa anlatılarla, öznesiz hayatlarla, sensiz yüklemlere yaşanır mı ki? Onlar ömür boyu diğer dünyada beraber olacaklar.Ya bizim sevdamız,ya bizim okulumuz, seninle okula el ele gittiğimiz günleri hatırlıyor musun? Okuldaki bütün öğrencilerin gözde çift, örnek aşıklar diye hitap ettiği okulumuzu hatırlıyor musun? Piç ve pus zamanların tuzağından ders almamış bir hayatın kırıkları gitmelere ödev olur.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Alışkanlıklarımın bir yanımın eksiklerini sundu.Aklımda kaldığım kadar aklım kalmış.Son bakışın kadar kalmış gözlerimin ferinde kalanlar.

Gözyaşının aktığı alıştım damlalara. Ünlemler besledim her damlana benzesin, her damlana karşı akıtmasın vicdanımı.
Pişmanlığa ördüm veballarimi. Güllerin kırmızılarını sunarken, içimin kanayışına misal oldu, içsel cümlelerime mesel oldun.
-Sözlerimin dinamitlerine bastı son sözcüklerin. Ayrılığını Hiroşima’ya atılan atom bombası süsünde üstüme attın.
-Oysa ben Hiroşima’ya karşı unutulmaz sevdamın zırhını çoktan giymiştim.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Sevgin , şiirselliğini yüreğime bırakmış olmuş çıplak imgeler sensizliğin derinliğini örtemiyorlar.
İçyüzümde gezinirken güleç yüzün hissetmek istiyorum dünyanın sonunu.
-Yüreğim sensizken çırılçıplak, her seven rahatlıklıkla görebilir. Sevdanın ressamları bu çığlak yüreğin nü resimlerini çizebilir.
-Gelip örtsen son bakışınla, sonsuz dokunuşla diyorum artık.

Yarın ve yarin bambaşka bir aşka yakın değişimler sunuyor.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Şairzal:
-Sevdik mi aşkı sevmekten öteye ütüler, yaşanırlığın şıklığı olup çoktan seçmeli bir sevdanın hep a) şık) kı oluruz.
-Engin denizlerin berrak sularına maviliği öğretiriz.Mavimsi bir akışın diliyle kabarcıklar arasında salınır durur bembeyazlığının ilgisi, algısı, aşkımıza salgısı.
-Yüreğinin götürdüğü yere kadar yar, yarden sonra götürdüğün her an yarlığı aşan sermestliğimin adılı olur susarım.

Ben seninle bir zerreyi zer yapmayı seçtim.Sen damla damla yüreğime geldin.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Yüreğimde su gülün büyür. Berrak yapraklarını salar aşkımızın sonsuzluklarına.Yapraklarında sevginin cümleleri. Suyun adressiz kabarcıkları arasında zelal bir ömre akıyoruz.

“Su gülüm” suyun içinde yalnız damlalarınla beslenir. Sen ağlamaya devam et Mislina.

-Gönlüm ah gönlüm aynı suyun gülüne dört mevsimi yapraklarına sunar!
Derbederliğimi anlamadı suyun özü. Bu kadar nemli isteyişin sırrı nedir diye sordular.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Vedamın ateşli körfeziydin. Varılmışlığa açılan sulak yarınlara şileplerimi saldım.
-S’algısı gittikçe artıyordu senli huzurlarımın.Dalgaların arasında, algıların arasında, aranışın arasında, sahipsiz kafiyeler sunuyordum, sunulmamış anların seyrindeydim.Kendimi yazıyordum, yazgının pişmemiş aşklarına.
-Yosunların yuvası olan yoksunlarının yanındaydım. Gözyaşlarına yazılmış yazısız yazılarım vardı. Damlanın kalemi, acıların alemi, sensizliğim kelamı olup kalmıştın.
-Bir evvel zamanın, ezeline teslim olmuştu tutkularım. Bir yar, bir yarden bir yere sığmıyordu.
-Bir yar sonrasızlığına sevi birakılmış, kadimler lorduyum.
Yaşanası geçmiş vardı, yaşanası bir gelecek uğrunda uğurböceklerim.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Terk edilmiş bulutların özünde bekleşen nemli yarınların hazinesiyim.
Geleceğin çocukluğunda büyür güllerin. Unutulmuş yarala batar dikenler. Sinemi aklayan rüyaların seyrindeyim. Kendime bilmeceler soruyorum,sorular içinde sorulmamış soruların cevapsızlığı için.
-Belki sensizliğin cevabı bulunur. Belki bensizliği gamsız kılar.
Siyah-beyaz çiftlerin arasında bir renk seçtim, bir renkten kaçtım.
Bin bir zamanın baş ucunda omzun. Saçlarını okşuyor sevda yelim.
Gözlerine bakıyoruz bikri bakışlarla. Kalıyoruz öylece. Öylece kalışları taşıyor taş bağrım.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Sisli hislerin gecelerini taşıyor yaryüzüm.Hüznünü bana teslim etmiş bir güzelin aşk hamalıyım.Sırt numaramı okuyamıyor periler… hüzünden eskimiş yazılar var.
Son nefes gibi ilk hevesimle sesleniyorum. Bir zerre kadar zer ol bana.

-Sürgün ruhlar kentinin muhtarıyım.Aşk mührümün mürekkebi bitti. Yüreğinde kalmış mürekkebimi almaya geldim.Daha çok yazılacak güncül demlerimiz var.
Hadi, demle beni aşküstü bir sıcağın zamanında.
Yorgun kalmış uzakları dinlendirsin kavuşmak.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Dalgalı aşkların ömrü kısadır, durulunca tutkular, ilgisizlik saklanır diplerin oyuklarında,aranır eskiz akışlar.Bu biz miydik masalları anlatılmaya başlanır.Aşk evliliğinin tehlikeli sofalarında hızlı giden bir his aracı çarpar yaşam bariyerine.
-Bariz bir ölüm kazasıyla kanlaşır aşk,asla varılamayacak bir düşün yolculuğunda seninle kaza yapmanın yapısal amaçlarındayız.
Issız bir adanın ıssız dağında kendime iş buldum.Senin ismini yazarak belkileri büyüteceğim.
Ne zaman gözlerinin karasal iklimlerine düşsem,soğuk gidişlerinin kar fırtınası tüter içimde.Bir sızı bestesi başlar beni okumaya.
Oyulmuş,ruhu soyulmuş bir tükenişin suçlusu olmak ne acıdır bilir misin
Aynı gerçeğin aynasında tarandık, gitmekle kalmalara arandık; ancak ben hep senden önce taranır çıkardım aşkın dışına.Ben aşktım,ben aşkın köklerindeydim,sense meğer açılan bir çiçek,meyve olmadan,meyve vermeden bir ömürlük tat katmadan gittin.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

I…
bir düşün son teslim tarihiydin
bir aşkın son kullanma talihiydin
bu yüzden esvabını giydiren algının berraklar aziziyim
ruhumun gömütünde isimsiz kalmış, izinsiz kalmışlığın kavıyım
içenci gözden ırak aşka beni bırak

Devamını Oku