Hayrettin Taylan Şiirleri - Şair Hayrett ...

Hayrettin Taylan

İmkansızlığı kilitleyen uzak kalışların dalışındayım
…:Denizin temizlenmiş aşka,sular susuyor senle
bitsin bir an önce sensizliğin filmi
…:sonu gelsin ki sarılsın ruhlarımız
can gülüm gibi canımda açılsan güllerden önce
…:içimde bir ağrı, güneşin doğarken ağrı’dan

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Ruhun doğru ve doğu tarafındaysan güzelliklerin güneşi önce sana doğar.

-Biricik yüreğimizde birincil istemelerimizin tepesini kurmadan temiz bir yaşama sarılmalıyız Ruhsu.

*İnsan nasıl aşık olur diyor aşk… Şimdi bu sorunun ilk harfinde susuyorum.Sorunun içinde kalmış cevapsızlık. Aşık olmak, mutlu olmak, hüzünlü olmanın yol olmaz.
-Yağmur gibi bir sıralanışı yoktur. Gözyaşı gibi bir akışı yoktur duyguların yaşam zamanı.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Sevgiler duvarında sana arınmanın köprülerini kurmuşlar. İki damla yetermiş köprü için ya da ömrün için.
Bizi ayırmak için sözcüklerin dil kılçığının ya da söz hançerine gerek var mı ki?
Birleştirmek için yazgımızın sessiz kitabında cümle olmak lazım.
-Korkma, ben arınıyorum. Korkuların yan anlamlarında yanaşılması zor
eylemlerin yan ürünleri var.
-Sevmek, sevilmek, gitmek, terk etmek, istemek,istenilen olmak, gibi ikilemlerin kendi eklerinde ürettiği yan korkularımız güçlü duruşumuza aykırıdır.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

ruhuna şehirler sundum gidiyorm
bu şehirden
ki artık başkentim ol
istemm başkent olmak
gönlüne sultan olayım bana o da yetr
Başkentim olup baştan ve aşktan cıkartın beni

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Ruhumun kelebeği uçtu yalnızlığıma
Ben baharın aşk babasıyken
Sen gittin ankara’na
Bulutsuz bir umut güncesinde
Gelmene arzular ekleyen arzu çiçeğim
Seninle aynı meyvede bağ olmak ister

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

RUHUN SİSLENİŞE İÇLENİŞİ
HAYRETTİN TAYLAN


Vaki yalnızlığı yücelten paragraflar asmalı bensizliği senden
Hüzünlü bir şarkıyla paylaşılan gecelerime sesin teselli ve teslimi

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Şairzal:
-Aşk yağıyor Yazgısu
- Yazgısu:
-Islanıyor kalbimin etrafı , bu sen misin? Bu içimin aynasında taranan prensim sen misin yoksa Yusuf yüzü mü? Bu ruhumu ıslatan, bu aşkı ıslatan bakışın senden mi? Bir erkek kitabesi okunuyor içimde
-Çoktan seçmeli bir yalnızlığın şıklarındayım.
Bu a) şık) kı sen misin?

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Soğuk bir kış sabahı çok sayıda aşk donmamak için hep birlikte ısınmak üzere bir araya toplanır. Donmak ile dönmeyi yanlış anlayan aşktan birisi donmak yerine dönmeyi seçer. Dönerken, donmuş bir aşkla karşılaşır.
-Mesafeyi çağıran mı, mesafeleri ağartan mı? Hangisi kendini
bulana kadar içsel bulantıya reeldi bilememişler.Gereksinim mi içsel doyum mu? Cevabı donan aşk, dönerken de donmaya sorular sorduğundan ağzı donmuş. Kalbin soğukluğu böyle başlamış.
Şimdi hoşluğun boşluğundan ve tekdüzeliğin tekil ismine baht olan aşkın hangi yüreğinde ısınır cümlelerin.Sözcüklerin marangozuyum; ama ayrılığın binlerce izi var bir türlü onaramadım.Bir türlü ayrılığa çeki düzen veremedim.Bir şekle sokamadım.
Istırap ve acı çekmeye bir renk, boya, sistem bulamadım. Hüznün boyacısı olmaya karar verdi.
"Mutluluk, bir yerde ve her yerde,hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir."

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

-Yüreğim alemler gibi başka alemlere betimlemeler uzatır. Göz bebeklerinde okunur senden arta kalanlar.
-Maddeden sıyrılıp manaya akışımı anlatır gözlerim.Sözlerimden sonra başlar metafiziğin kıyısı. Sonsuzluğum onsuzluğun soyut imgelerinde yansır.
-Beni arar ben.

Netliğimi ruhunda görürsün... Cananlığını canında görürsün...
Ben’den öte, özden öte, gözden öte,sen’den öte, ötelerden öte anlatılmaz ancak yaşanırlığın görülmüşlüğü akar.

Devamını Oku
Hayrettin Taylan

Sarılmadan gitseydin içimdeki haritanda bin bir hüzün kenti yok olurdu.
*Şimdi sorun şu: Neden hep sarıldı, hem gittinin sorusunda bin bir cevapsıza sızıyor yüreğim. O son sarılışın sınavını geçemedim.Hele sorunun ortasına düşen damlaların,hüzünlü bakışın, en çok da diyemediğin onlarca şeyin ortasında kaldım.
Şimdi soru şu sen şimdi gittin mi sahi.Buna gitmek denilir mi ki ben bin kez sana gelirken, ben milyon kez sana erirken söyler misin kadınsal ışığım.
-O nemli gözlerinle sarılıp gidiyorum aşkım, yüreğim,aslanım, bana bütün ilkleri yaşatan. İlk kez gidiyorum, ilk kezlerimde son kezlerimin mayınları düşeli.
-Ben bir yar yoluyum yüreğimde m’ayınlar, yolumda mayınlar.
Gelme diyemem, sevme diyemem, gitmeliyim damlalarımın emekçisiyim.Can kırıklarımın düşmanısın.Beni en güvendiğim dağlarda vurdun.Ürkek bir ceylan gibi seni severek bana yaşattığın, sevdamızla yeşillenen bin bir çiçekle açılan tutkunun kokusuyla, sevginin yelleriyle, özlemlerin kuşlarıyla, aşkın her tadıyla özel ve özerk bir yüreğe taşınmıştık.

Devamını Oku