Şairzal:
-Yoksun yamacımda düşlerim yuvarlanır.Bağrımdaki taşlar fırlar aşklara. Yaralanır sensizlik. Dizi kanar dizelerimin.İmgesi manalarda gizlenir.
-Seni tanıdığım günlerin azlığı acıkır. Ağlar ağlamak. Beni sana teslim eden teslimiyetin niyeti dile gelir.
…:
-Sen onu severken sevenler derneğinin başkanıydın. Bütün sevmeler yüreğindeydi. İlgilerin başkentiydi şule yüreklin.Yıllardır içimde yaşlandırmış gibi taşıyordun.Ağırdı sevmelerin.Ağır bir sevda yükün vardı. Onunla yeni kıtalar, tatlar, anlamlar, seviler bulan kozmik algının alıcısı, egzotik hayallerin hamalı, kendinle barışmanın barışçısıydın.
-İyi niyetin aynasıydın. Gün’eşin olarak seçmiştin ömrüne. Onu özlemeye devam etmelisin.
Sen bana her bakışında ürperen durgun gölleri anlat! ..
ki ben hep kendi mısralarımla konuşurum sana rastladığımdan beri
bebeksi buselerinin efilsin anı beni benden vuruyor, gayrı ben ben değilim her tel saçında özlem rüzgarım eser
geçtim senden kaldım senden özel dersine geldim
haftada bir kez de olsa özel ders verir misin senden
kalışından alışından akışından notlar sun bana
izlenimci bülbülün gül partisinde sözsüz ruhun soldu
okudum roman olarak bu soluşu
kadife hecelerin gecesinde direndim aşkına
kafiye yoktu,ruhunda yazılmamış bakışına
hafiye yoktu,bağrında taşınmamış sevdaya
seriye bağlanmış bağlanışın diliydin,severek öğrendim
Düş gözlüğümün çerçevesi düştü? Görülmezliğin ucuyla bakıyorum hayata?
-Sen, leyli gecelerimi uyutan Leyla bağrı mısın? Yoksa, bütün yokluklara yosn tutmuş, varılmazlığım en güzel dimağı, beni hayata kerem kılan Aslı mısın?
*Ya da her güle gülüş, her tada tadış, her bakışa ömür, her ada bir şirinlik seli olan Şirin misin?
-Bu içimde yankılanan benzerlerinin künyesinde susup ağladım.Susturulmuş, küstürülmüş bağlarıma volkanik yüreğini faylarıma dayayıp can kırıklarının bitmesini beklemek mi hayat.
Geçmişin izleri gelir düşlerinde oynar.
…: Yalnızdır artık o. Silinecek zamanı boşluğa bırakır.Her boşluğu doldurmaya hazır duygular vardır.Seni teslim eder, kavruk masalın başlar.
Her şey•*Söylemek mi yoksa yaşamak mı yoksa severek beklemek mi?
Haykırışların damlalarında yıkanan bir gönül deryası susup akmaz mı sence.
Ya hayalinle gece gündüz kalışının ruhsal kalayları… Ya içsel sohbetlerimdeki sevimli halin.Ya seninle bitmeyen bitmeyenlerimin bitmeyi unutması.Ya gülüşüne metelik attığım anların borsası…Seninle yükselen menkul değerlerim. Trendi triplerinde saklı gizemli eriyişim.
*Ya damarlarımdaki akan asil tutkuların gül kanına, ruh şanına, bizli anlara karışması…
Boş şeylerin bile hoş şeylerin için içinin dolu olması.Varlığının nitel isimlerinde kalakalışım.Ya bütün güzeller, büyük aşklar yerine seni koyduğum sevda adılın.
Bütün bunlar sıradan şeyler mi şule pınarım. Aşk lavlarını yüreğimde çekiver gayrı.
İnsan , telepatiler ya da tekamüller çeşnisidir.
Einstein'ın rölativite teorisine göre:”Guantlar denen titreşimler, o maddenin cinsine göre titreşimler topluluğu olarak canlanma bulur. Her oluşum, atomun en küçük parçacığı olarak bilinen quant taneciklerinin belli oranda yoğunlaşmasıdır (düşünce, duygu, ışık, madde, her şey) . Titreşim ve titreşimler topluluğu, kendisinden zayıf titreşime sahip maddeyi kendi etkisine düşürdüğü gibi; kendisinden güçlü titreşimlerin de tesirine girebilir.”
kırk ikindi yağmurunda ıslandım aşkına
damlaların yağmur gözlerin güneş
düşlerimden çıkıp bahtımın toprağına düşüyorsun
yeşermeye ve bir ömür aşk derinimde büyümeye kalıyorsun
geliyor mahkum kaldığım vicdani zindanıma sellerin
Elnaz (Yalnızlığıma yabancı, sevda nazının son güzeli)
Tasalanışların tasarımcısıyım. Hayıflanışın sözsüz mimarıyım.
Sensizliğin iç kesitinden içimi kesen içli düşlerin var.Varamadığımız her anın sihrini bozuyor özlemlerimin sihirbazı. Uzak kalışına anlam veremiyor duyusal volkanlarım. Ayları devirip kavuşamamanın acizlik filminde aynı replikleri oynamanın imkansızlıklarında sazlıklar var. Orada hayal kırıkları saz çalıyor.
*Aşka dairdir, diyemediklerim.Islanmış bir gelecek içinde sızılarım artıyor.Dokunamamak filmi oynuyor ruhumun derinliklerinde.
-Yedi iklimden, yediverenlerin gönlündeki yeldeğirmenlerine teslim ettim içsel haykırışlarımı.
-Yedi kıtanın ta kendisi oldum senin için.Seninle Avrasya iken şimdi koca bir Afrika’yım.
Unutkan şiirler gibi dizildim sensizliğe
Beş milyar ben içinde sadece ben sensizim
Gençliğimi usta cilvelerinde kaybettim heybetlice
Ümitlerim umman gibi umutsuz
Şimdi sensiz ve kifayetsiz hatta anlamsız tutunmalardayım
Alabildiğince ala kalplere bela belilerim var




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!