hani düşüp sol bileğimi kırmıştım ya;
en çok o an aradım bitimsiz sevgini.
biliyordum, öperdin alçının buz gibi beyazlığından;
"bak öptüm, acımaz artık" derdin, inanırdım.
tek elimle toplayamadım ya çok sevdiğin saçlarımı;
belki inanmayacaksın;
birkaç gündür süren uykusuzluk nöbetim
nasılsa o gece dindi.
bir an seni gördüm;
uzak köşelerden birine yanlamasına oturmuşsun,
öyle bir zamanda gittin ki;
ikinci bir şans, vermek gelmedi içimden.
şimdi duyuyorum;
üstü kapalı sitemler ediyormuşsun.
Kokusu olmayan çiçekleri
Yetiştirmek istemesem de,
Bu duygumla tezat,
Hediye bir petunya;
Akşam olunca
Işıklarıyla konuşurdum yaşadığın şehrin.
Bütün yıldızları toplardı kubbesinde...
Ne kadar uzak durmaya çalışsam da,
Bazen elimi uzatsam
Dokunacak kadar yakın olurdun
uykularımı bölen pudra kokusu,
en çok sana mı benzerdi?
ara sıra yokluyor tüm benliğimi;
en, en, en... bütün o "en"ler
Hemen havalanıp uçma
Yağmur yağar ıslanırsın
Namert kapısından geçme
Bir hiç için terslenirsin
Gülistanda bağların yok
iyi bir hatip değilim,
belki iyi bir insan da...
güzel sözler yok ezberimde.
dışarıdan bakınca, gönle düşecek güzelliğim de yok;
sararıp solmuş bir çınar yaprağıyım.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!