beklenmedik bir anda
bir bakışma bir tebessüm belki de
güneşin doğuşu gibi
aşk hep tesadüfleri mi severdi
sen mevsiminin unutulmaz telaşı
zaman duvarını aşan sarmaşık gibi
kökleri tutunmaya çalışırken
közde kendinden geçen mavi çaydanlık,
ne güzel anılar taşırdı ince belli bardaklarımıza.
çayla akıntıya kapılan küçük çöp;
salınırken bardakta, tebessümdü bir bakıma,
anlamı ne çok büyürdü gönlümüzde.
keza akşamüzeri geçerken
gel bu gece bir kaçamak yapalım seninle
örneğin çocukluk yıllarımıza dönelim
oyunlar oynayalım, boş verelim gama
kedere ve hüzne, bırakalım
kendi kaderlerini yaşasınlar
"ister inan, ister inanma"
aklıma düşen hayaliyle dolandığım sen değilsin
gördüğüm düşler artık tek başınalıklarla yüklü
bu akşam
son kez ağlayacağım
gelmişime geçmişime
aşklara sevdalara sevmelere
son kez sitem edeceğim
seni tanıdığımda henüz yirmili yaşlardaydım;
biri elimde, biri belimde iki bebekle.
ilk görüşte sevdim mi, hiçbir fikrim yok;
gücenme sözlerime.
sen de bana benziyordun aslında,
onca yıllık yaşanmışlığın tortusunu silmek kolay olmasa da
tuttum bir ucundan, başladım ince eleyip sık dokumaya.
mutluluk veren ne varsa topladım etrafıma;
acı ve kederlerimi paratoner gibi uzaklaştırsınlar diye.
nasıl ki ay ışığı sevdirmişse leylak rengini...
seni yıkık duvar diplerinde
ilk gördüğüm andan bu yana
hep sevdim, aldırmadan hoyratlığına
Bir yıl oldu sen buradan gideli
Seni çok özledim, ben geldim baba
Çok ağırdı sensizliğin bedeli
Seni çok özledim, ben geldim baba
Evlatlarım beni özler bilirim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!