hadi bakalım, ya bir dönüm noktasısın
ya da dönmek için dönemecin başında
sevgi mi dedin? boş versene
çıkarın yoksa, sen sevmezsin babanı bile…
sen, sen ol hiçbir zaman doğruyu söyleme
bu gün de seninle uyandım sensiz
bir sabah sessizce gelsen diyorum
ömrümce beklerim ama umutsuz
gönlüme sevgiyle dolsan diyorum
çatıda yuva sıcaklığı
birbirine sokulmuş sessizlikler
usul usul dökülen kelimeler
kuşlar el ele tutuşur bu mevsim
sen tam o boşluğa düştün
elli adım ötede
açan gül fidanının
kızıl yaprağı mısın?
yorgun ağaç köklerine
sarılan o sarmaşık...
Selam verdim selamımı almadın
Zamanın mı yoktu, ya da kasten mi
Ne bir kelam ne de haber salmadın
Zorda mısın yoksa küstünmü bana
Gökte bulut gibi yükseksin daim
buğulu bir camın arkasından
izledim sokağı uzun uzun
perdeyi hiç aralamadan.
minibüs geçti hızla, insanlar koştu
ben o camda, 24 numara bir sızıyı gördüm.
bir kurban bayramıydı
kuytu bir istasyonun nefesinde bekliyordum.
otobüsler doluydu, gökyüzü pahalı...
vilayetimin haritasında kanat sesleri yoktu zaten.
son sefere ucu ucuna yetişmişti
memuriyetim ve yorgunluğum.
kirpiklerime asılan şelale,
akmasın diye tutmak isterken;
gülkurusu akşamlara firar eder...
geç kalınca sevmeler ne zormuş;
zaman, hızla akıp giderken.
boğazım düğüm...
yanağıma süzülen yaşlarla mart ayı geliyor;
senin beni bırakıp gittiğin o gün.
başka bir sevgiymiş bizimkisi,
Pınarın başına ceylanlar inmiş
Biri körpe biri olgun aya benziyor
Yakına varmaya cesaretim yok
Birisi çok ürkek bana benziyor
Birisi narince, biri nazlıca




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!