Yokluğunu giyindim bu sabah.
Üzerime tam oturdu.
Ne bir beden büyük, ne bir beden küçük.
Sanki derimden dikilmiş,
nefessiz bir zırh.
Konya’dan başladı kutlu bir ferman,
Yavuz Sultan emri, kalpteki iman.
Bulgar ellerine giti göç kervan,
Dini bilgi derman, tohum ekildi.
Filibe’de yeşerdi, yayıldı nur,
Unutma
Çelik, en kor ateşte dövülür
Ve sabır, en büyük zaferin mührüdür
Terk etmedi sevdan beni,
Hangi kuytuda, hangi kör karanlıktaysam
Gözlerin gelir oturur karşıma,
Birer kor ateş, birer dilsiz haykırış...
KUTLU DÎVÂN'A
Gönül uyan artık, gafletten uyan,
Hakk’a varmak için nedir bu ziyan?
Hürmetle dinle bak, ne diyor ezan,
Yüzünü sür daim Kutlu Dîvân’a.
Kutlu gün geldi.
Gönül bahçesine rahmet saçıldı,
Göklerin kapısı bize açıldı.
Nurlu sabahlarla huzur biçildi,
Bayramlar getirdi, kutlu gün geldi.
Kutsal berattır...
Bu şiir halk şiiri geleneği, musammat lirik bir şiirdir...
Kadın günü her gün olmalı...
Kadın bir hayattır, canda murattır,
Lebdeğmez şiiri.
Kardeşlik...
(Lebdeğmez (dudak değmez) sanatıyla, içinde dudakların birbirine temas etmesini sağlayan harfler (b, p, m, f, v) olmadan yazılan şiir.)
Işıklar Irak.
Yürekteki ateş yanar iki ocak,
Gönülden gönüle doğar şu kucak,
Karanlık gecede ışıklar ırak.
Yorulsa da canlar arar tek durak.
Şehirler, beton ve demirden birer tabut şimdi,
İçinde ruhların sustuğu, pencerelerin kör bakışı...
Oysa ötelerden bir ses gelir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!