I.
Yürüyor!
Adımları toprakla akraba,
Elleri nasırlı,
Yüreği bir dünya...
Sen, yüzünde asırların yorgun coğrafyasını taşıyan adam,
hangi dağın rüzgarı yonttu o granit bakışlarını?
Ellerin... Ah o ellerin dayım,
her biri, toprağın bağrına basılmış mühür,
Bir kuyruklu yıldızdım ben, çağların soğuk nefesinde.
Yörüngesi isyankar bir köz parçası,
boşluğun kadifesinde açılan gümüş bir yara.
Ne sesim vardı ne soluğum,
Yokluğunu giyindim bu sabah.
Üzerime tam oturdu.
Ne bir beden büyük, ne bir beden küçük.
Sanki derimden dikilmiş,
nefessiz bir zırh.
Konya’dan başladı kutlu bir ferman,
Yavuz Sultan emri, kalpteki iman.
Bulgar ellerine giti göç kervan,
Dini bilgi derman, tohum ekildi.
Filibe’de yeşerdi, yayıldı nur,
Unutma
Çelik, en kor ateşte dövülür
Ve sabır, en büyük zaferin mührüdür
Şehirler, beton ve demirden birer tabut şimdi,
İçinde ruhların sustuğu, pencerelerin kör bakışı...
Oysa ötelerden bir ses gelir,
Asalet gömüldü tozlu raflara,
Edep gömleğini yırtan duyuldu.
Liyakat uğramaz oldu saflara,
Çirkefi kaynatan makbul sayıldı.
Bin akıncı yayıldı Malazgirt ovaya,
Her bir gazi yüzün döndü kutlu duaya,
"Vatan" denen o en mukaddes sevdaya,
Niyet etti ordudaki her er...
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber!..
Mana Denizi..
Gönülden dökülür, sözlerin seli,
Ruhlara can katar, Mana Denizi.
Aşk ile yoğrulur, mananın yeli,
Gönlüme yol açar, Mana Denizi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!