Beni yad ellere sürgün ettiler,
Hasret tarlasına ekip gittiler,
Yaban güllerine kazık diktiler,
Duanı tanrıya eyle dediler.
Tutmuşlar her yanı,kapan kapana,
Tarlada tırpanın hışırtısını,
Bilmeyen insana harman gerekmez.
Katran kokan kağnı gıcırtısını,
Duymayan insana meydan gerekmez.
Böylesi halleri sorsan öküzden,
Yokluğu bölüşürken,müslümandık,kardeştik,
Kötü günler yaşadık,kenetlenip dertleştik,
Haramzade paralar,kursaklardan girince,
Eşekle katır gibi,meydan,meydan tepiştik.
Serveti yiyen uçtu,uçanı gören puştu,
Zahid’e cami düştü,oysa bana meyhane,
Ben kendim istemedim,ne yapsın bu divane.
Kaderi ben mi yazdım,kazayı ben mi çizdim,
Ömrüm heder olurken,hayatımsa virane.
Hasan’da ister elbet,gülşende gül olmayı,
Bende ceylan gibi koşup sekersem,
Geçtiğim yollara tohum ekersem,
Sevgi bahçesine fidan dikersem,
Gördüğümü hayra yoramaz mıyım.
Bir gün hüzün basar meyhanedeyim,
Zengin bir sahtekar olacağına,
Gariban bir ayyaş olsaydın keşke.
Fakirden beddua alacağına,
Bir hazan vaktiyle solsaydın keşke.
Bir tenhada doğarsın,
Gergeflere takarlar.
Eşiklerde ağlarsın,
Kandillerde yakarlar.
Bebeklikten kurtulur,
Şatafatlı dünya dan gittim diye üzülme,
Bıraktığın servete neler oldu düşünme.
Hak hukuk karışınca,oldular mahkemelik,
Mirasçılar doymuyor,gözlerine gözükme.
2017,Üsküdar
Ben yoklukta doğdum,
Sefillikle,
Kördüğüm olup,
Yoksulluğa yürüdüm.
İnandığın dini yaşamana bak,
Yaşadığın hayat inançtır dostum.
Yalanı,dolanı,marazı bırak,
Bu gidiş yüce ye miraçtır dostum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!