Merhamet istedim olmaz dediler,
Her hale,her söze,ayar verdiler.
Yerine bir çözüm yokmu deyince,
Hınzır hınzır bakıp gülüp geçtiler.
Bak şu tependeki uçan martıya,
Kırsalda kadın doğdum, ben zaten köle kuldum,
Devri daim eyleyip dolaştım ele düştüm.
Bilenler şaşırmadı, soranlar yorulmadı,
Buluttum sele düştüm, dönüştüm güle düştüm…!
Yıllar yılı yalnızlık kaderimde var benim,
Sis çökerse o dağlara,
Dönüp bakma ovalara.
Yiğit çıkmış meydanlara,
Mertliğe su veren gelsin.
Yüreğin de iman olan,
Saz çalınca hoplarım,
Sincap gibi zıplarım,
Ben de ihlas ne arar,
Her havayı koklarım.
Ne malım var ne mülküm,
Mevsim bahar kuşlar ışık,
Sordum çiçek kime aşık,
Yaprak baktı çok karmaşık,
Bilmem diye cevap verdi.
Öğlen oldu arılara,
Ruhunda asalet varsa insanın,
Vicdanı rahat bir uykuya dalar…
Merhamet aklın da yoksa insanın,
Her hali pişkince kötüye yorar…
Adalet hukukun salıncağında,
Sıla'da yaşamanın zevkini tadacakken,
Ana; gitti buradan mevsimler hazan oldu.
Sabahın seherinde bülbüllerin sesiyle,
Baba; göçtü dünyadan bir ömür yalan oldu.
Devlet gene gelmiş tepene çökmüş,
Siyaset seninle dans mı ediyor.
Yöneten zatların vicdanı ölmüş,
Onlar zulümlere iyidir diyor.
Makamını alıp yalan etmişler,
Siyasal İslam’ın hapını yutan,
Vatandaş doğruya şaşı bakıyor.
Elif bayı bize tersten okutan,
Cahiller yeniden aşı yapıyor.
Herkes günahına bir fetva bulmuş,
Rengin vişne gibi tadınsa kiraz,
Kırmızı yanaktan versene biraz.
Mevsim vurgun yemiş kimse anlamaz,
Diyerek atılan zar mı sanırsın.
Karadut kırmızı olacak elbet,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!