“Yazamadım, döküldüm.”
Bir de sen…
Aklıma takılan gecelerin uykusuz
rüyası,
Aydınlık bir tende tutuşan can.
Tam da elin elimde utangaçken,
Uzandığım şiir yatağında
Bana bakıyorsun.
Sessiz bir ekranın soğukluğunda
Gözlerim parmak uçlarımdan
harflere dokunuyor,
Aklımda sen.
Yazmasam darılırsın,
Yazsam devrilir geceler…
Bir telaffuz sancısı geçiyor içimden;
Ham, safi, işlenmemiş,
Çocukça.
Sonra… Düşüyor elimden ismin.
Harfler yetmiyor dizelere,
Sığıntı kalıyor kelimeler.
Kendi oyun bahçemde
Eksiliyorum.
Sıvaları dökük bir tavan,
Çatlamış bir duvar…
Koyu bir perdenin süzgecinden
Dökülüyorum harf harf.
Kayıt Tarihi : 1.11.2026 13:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Gece, odanın tek aydınlığı olan telefon ekranının mavi ışığıyla sessizce ikiye bölünmüştü. Elin elindeymiş gibi sıcak, ama bir o kadar da utangaç geçen o anın rüyasından uyanıp parmaklarını klavyeye uzattı. Karşısında milenyumun en eski çaresizliği duruyordu: Ona bakıyordu, o ise yazmak zorundaydı. “Yazmasam darılırsın, yazsam devrilir geceler…” diye geçirdi içinden. Parmak uçları ekranın soğuk camında harflere dokundu. İçindeki çocuksu telaffuz sancısı, kelimelere sığmayacak kadar büyüktü. Kelimeler o odada sığıntı gibi kalmıştı. Ve aniden, o ağırlığa dayanamayan ismin harfleri parmaklarının arasından kayıp gitti. Kendi oyun bahçesinde eksilirken, etrafındaki dökük tavan ve çatlamış duvarlar üzerine yıkıldı. Koyu bir perdenin süzgecinden sızan geceye doğru, geride sadece eksik bir isim ve harf harf dökülen bir adam bırakarak yok oldu.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!