Yine duman çöktü ova yollara...
Dağları denedim geçit vermiyor.
Ben de anlamadım garip hallara...
Zâlim felek sanki beni deniyor.
Nakarat
Yolları kapatan duman utansın,
Doğduğun, büyüdüğün orası,
Büyüyüp uçup gittiğin orası,
Duvaklı gelin çıktığı yer orası,
Geride güven duyduğun orası,
Orası; baba ocağı, şefkat kucağı.
Dişiye, Yaradan'ın elidir derim.
Erkeği sadece tohum bilirim ,
Tohumu alan Tanırının elini;
Yoğuran, doğuran, doyuran bilirim,
Ev dahil işinde çalışarak yardımcı olan,
Gerektiğinde savaşta vatanı savunan,
Anam, bacım, kadınım,
Doğuran, doyuran, yarınım,
Parçam, yarı yardımcım,
Anam-bacım-kadınım.
Kadınlar denince aklıma hep Yüce yaratan gelir...
Erkek doğada sadece gerçekte, tohum bilinir...
Tohumu alan, yoğuran, doğuran, doyurana bence;
Yüce Yaradan’ın eli denilir, önünde eğilinir, öpülür.
Boşa denmemiş, cennet anaların ayakları altında,
Bir cinsimiz de kadınlarımız,
Kimi anamız, kimi bacımız,
Kimi kızımız, kimi karımız,
Yarın günleriymiş. Kutlarız.
Meğer aldatmışım kendi, kendimi,
Göz yaşım sel oldu yıktı bendini,
Kalp gözü kör olmuş görmez sevgimi,
Kadir kıymet bilmez birini sevdim...
Nakarat
Kafeste Bülbülüm, feryadı figan !
Dilinden anlamazın eline düşmüş…
Kafesi altından der, sahibe sorsan,
Halinden anlamaz zalime düşmüş.
İnebolu-Kastamonu-Küre-llgaz Dağları
Adı İstiklal yolu, Kağnı Donanmaları
Bilir misin bunların ne demek olduğunu
Bilmemekte haklısın, çünkü anlatılmadı
Kağnıların gıcırtıları, Şerife Bacıları
Vatan uğrunda, görev aşkına,
Namus yolunda, genç yaşında;
Şehitlik, gazilik de görev aşkına;
Demek olduğunu unutmamak.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!