Yatağınızı, vatanınızı sevemediğiniz çok belli.
Elbette İnsan sevmediğini yememeli,
Çok zor olmalı insanın;
Yaşadığı ülkesini, insanlarını sevmemesi,
Yatağı, toprağı sevmene seni zorlayamam,
Beni sevmeyeni elbette horlayamam,
Soyu sopu belirsizler,
Nice canlara kıydılar,
Sapır-saçma densizler,
Şehitlere kelle dediler.
Ayakları başta görenler,
Var mı bir çaresi umudum doktor?
Bilirsin ki sen de devası yoktur...
Neşteri vurup da azmasın yaram!
Elinle bıçaksız söküver gitsin.
Bedenim sardı bu onulmaz illet!
Kalksın örtüler, neler var gör insan ömründe,
Bazen bedbaht, bazen unutturan gününde,
Yaratılış; hepsini de kabullenmek yönünde,
Ah-vah desen de, cennet yolu senin gönlünde.
Güzel elbiseler alamadım sana,
yıllardır aynı elbiseleri giyersin,
dedi adam…
Haram lokma getirmedin, yetmez mi?
dedi kadın.
Özel gününde bile sana çiçek sunamadım,
Hak aramaksa haksızdan ara,
Haklı halkın ne kusuru var?
Tuttuğun yol etmez beş para,
İnançlıysan, Allah senden sorar.
Bu vatansa seni yedirip içiren,
Adamın olmadığı yerde adam ol,
Odanın olmadığı yerde oda ol,
İkisi de sende yoksa,
Arkana bile bakmadan savul.
Kurt düşmüş, varsın ağaç çürüsün,
Varsın vatanımın başını duman bürüsün,
7 düvel iç düşmanla birlik olup yürüsün,
Damarında Türk kanı varsa aldırma.
Doğmamış oğlana don biçeriz,
Yurdumu sevmezse gafil,
Halkı kandırıp eder sefil,
Şarkı sözleri yalan değil,
Bize bizden olanlar gerek.
Hep yandaş yaratmayan,
Ait olmadığı topraklarda doğan,
Otuz altı yaşına kadar orada yaşayan,
Sen Türksün, hadi git denip kovulan,
Varını-yoğunu, o yaşa kadar ömrünü,
Geride bırakıp bilmediği yere savrulan,
Yaşamak için ne iş bulmuşsa çalışan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!