Sana kapım hep aralık, şayet uyur kalırsam diye...
Bu aralık Kasım ve sonrası kış değil, gönül kapısı..
Fani Dünya cennetine açılır, o da Allah yapısı,
Gir aralık kapıdan o sana açılan gönlüm cennet kapısı.
Yapraklar döküldü soyundu dallar…
Etinden ayrılmış tırnak misali;
Ayrılık çok acı, içim kan ağlar,
Sevdamız yas tutup kara bağlasın.
Elinizde-dilinizde Kur’an.
Her yanınız yalanlarla talan.
Sizi dindar sanan zavallılar;
Gerçekleri görecektir inan.
Karabasan çöktü adeta ülkemizin bağrına.
Cehalet, sefalet, rezalet milleti düşürdü ağına.
Felaketler üst-üste, adeta uyarmak ister gibi.
Sardı negatif enerji milletimizi, görünmez dibi.
Süzülerek uçuruma doğru;
Rüyada düşmek öyle bir şey…
Yaklaşırsın felakete doğru,
Dipte; bataklık, vahşi yaratık.
Bu kadar kabus yeter uyan,
Kara basan var vatanımız üstünde,
Zehirlerini kusan var milletimiz üstüne
Bizi saran yılanın başı aramızda;
Kör düğüm atarlar kör düğüm üstüne.
Bir değil-beş değil, nice yiğitler şehit,,,
Kara bulut arasından
Süzülürdün sen ışığım
Kaderimin karasından
Gel de kurtar sen aşığım
Karadenizdir bu, giden ya gelir, ya gelmez.
Sevenlerin kaderidir bu, bekler umut tükenmez.
Ufukta serap, hayal gôzlerinden hiç gitmez.
Karadenizlinin yürek yakan ağitları hiç bitmez.
Bu sabah, tv.yi açtığımıza pişman olduk!
Bir tek Ege kalmıştı oradan da kovulduk,
Şehitler ölmez, vatan bölünmez ağıt türkü;
Yer İzmir, PKK katletmiş gencecik Türk’ü.
O Halde;
Yaradan'dan gelmez gülüm
İnsandandır gelen zulüm;
Dinle süsler zehri zâlim.
Ona gelmez sanır ölüm.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!