SÜLEYMANİYE’DEN İSTANBUL’A BAKIŞ-2
Bütün ihtişamıyla oturmuş yüksek bir tepeye
Bütün İstanbul sanki gözetiminde
Galata kulesi, Haliç köprüsü
Marmara denizi,
Diz çökmüş
ŞUURUMUN ALTINDAKİ ACI
Kuytularda saklanır korkaklar
Ya da bir samanlığın görünmez yerinde
Ya da; görür kaçar, çağırır
Arkadaşını, dayını hısımını akrabasını
İşte bak geliyor orada korkuyorum der korkak
TASARUF
Tasarruftan yana bir çift sözüm var
Bir tek tane eksen gül olur gider
Arı çiçekleri tek, tek, tek dolaşır
Yığar zerreleri bal olur gider..
TOK BİLMEZ AÇIN HALİNİ
Bugünün sermayesi yoksulun emeği
Ezilenin zavallının sermayesi
Beton yığınlarına cennet diyorlar
Talan edilen dünyaya alış diyorlar
TOPRAK KOKUSU
Sabahları erken uyanırsan
Hele birde ortam hafif nemliyse
Toprak kokar buram, buram
Hele birde hafif, hafif yağmur çiselerse
Ağaçtaki çiçekleri, yeşil yaprakları
TÜKENİŞ
Hatırlıyorum o günleri
Işığı ile karanlıkları
Aydınlattığı günleri
Unutmadım ışığınla
Geçeri ders çalıştığım
UMUT
Hani düşünür düşünür
Bir çıkış yolu bulamayıp
Öylesine çaresiz kalırsınız ya
Olanları görürsün
Akıl sır erdiremesin
Harmanlı derede büyükçe bir tarla
Sulanır her sabah gözyaşlarımla
Hava bacım uyanda bir bak
Viraneye dönmüş her tarafı
Oyuk, oyuk her tarafı su kanaları
Sanki gözyaşlarım yanağımdan
UNUTMA
Unutma;
Nasıl ki her gecenin bir sabahı
Her kışın bir baharı
Her çıkışın bir inişi varsa
Her zorluğun da bir kolayı vardır
UNUTMADIM
Yaralıdır yüreğin, başın kara bulut
Bugün anneler günü unutmadım seni
Ne acılar ne eyvah, tühler çemiştin
Gelirlerimi diye hep sofalardan bakmıştın
Rüyalar görüp hayıra yormuştun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!