CAYIR, CAYIR YANIYOR ÜLKEM
Dağ başını dumanlar bürümüş
Ormanlar cayır, cayır yanıyor
Ruhumun nefesi yavaş, yavaş kesiliyor
Mavi gezenimizin süslü yeşil elbisesi
Boğulan dünyanın ünleyen sesi....
ÇEKİL HÜZÜN
Çekil hüzün ruhumun derinliklerinden
Ben mutluluğa gideceğim.
Bende kalan üzüntüler çok eskiden
Artık silinsin ruhumun derinlerinden
ÇELİŞKİ
Üç çocuk sahibi olan aileye
Çocuk başına ödül koydular,
Üç çocuk sahibi olan, Antalya
Belediyesin de çalışan işçiyi
Üç çocuğu ile şu kışta, kıyamette
CEMİL ABİ-2
Bizim insanlarımız
Gurbet yollarındadırlar
Kimi Ankara, kimi İstanbul
Çuvallar, sepetler, bidonlar
Valizler yığılır yazıhane önüne
BOZUK SAAT GİBİ
Bozuk saat gibi yüreğim
Bazen çalışır, bazen durur
Ayarlarım on ikiye yedi olsun diye
Ama durmaz yerinde
İner, çıkar durmaz
ÇEŞME
Yaylamızda bir çeşme
Bir müziktir başlar
İnceden, inceden
Ne güzel nameler çalar,
Ailenin büyüğü Avni dikti beni İç bostana
Avni getirdi beni ta İstanbul’dan
Suyu toprağı her türlü besinle doluydu
Kısa zamanda uzattım kollarımı sonsuzluğa..
Kollarım cevizlerle yüklendi, soyuma çektim
ÇİÇEKLİ FİSTANLAR
Bir gün babama sordum...
"Neden anama çiçek almıyorsun?
" Hiç baktın mı koparılan dala”
Bilir misin nasıl acır çiçeklerdeki yara..
Ben çiçek koparmıyorum amma
ÇIĞ DÜŞTÜ ÜSTÜME-2
Bir kara bulut gezer üstümde
Gök karanlığı içime bir korku gizlenir
Ay doğacak güneş doğacak derken
Gecenin bir yarısı çığ düştü üstüme..
NASIL OLSA BİR GÜN ANLARSIN
Sakın bu yiğitlik, bu güzellik
Bir ömür boyu sürer sanma
Yıllar, yılları kovalayınca anlarsın
Alının yüz hatların burunca
Kaşların, saçların ağarınca anlarsın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!