Bir intihar sığar gecenin karanlığında,
Elveda ile başlayan cümlenin her hecesine.
Yarım kalmış bir düşün sızısı düşerken odağa,
Sessizce gömülür insan kendi dertli gölgesine.
Umutlar asılırken zifiri karanlık bir sokağa,
Yalnızlık merhem olmaz ruhun derin yâresine.
Siz karanlığı bilir misiniz?
Sever misiniz zifiri karanlık geceleri?
Öyle bir asaleti vardır ki fark edemediğiniz
Karanlıkta akar tüm şiirlerin heceleri
Karanlık saklar insanların sahte bakışlarını
Ve örter tüm çirkinlikleri
Öğrenmenin yaşı yok demişlerdi
Öyleymiş
Öğrenmenin yaşı gerçekten yokmuş
Ve herşey okulda ogretilmiyormus
Yaşarken ogreniliyormus bazı şeyler
Bugün seni sevmekten vazgeçiyor yüreğim
Ve hayalini görmüyor artık gözlerim
Bugün aynı tadı vermiyor sigaram
Ve zehirlendiğini hissediyor bedenim
Sildim son kalan iki damla gözyaşımı
Unuttum sesini, unuttum yüzünü
Hak etmiş miydin sevgili sana olan sevgimi
Ben sormuyorum, dostlarım soruyor nedenini
Merak ediyorlar işte
Böyle güzel sevilmenin sebebini
Bir insan neden sever ya da nasıl sevilir
Bir ölçüsü mü var acaba sevginin
Bana delirdi diyorlar sevgili, seni sevdiğim için,
Bilmiyorlar ki kalbimde açan o uçurumu seninle kapattım.
Raporlara yazılmış soğuk harfler, teşhisler beyhude bir oyun,
Oysa ben senin bir bakışın için tüm dünyayı karşıma aldım.
Karanlık odalarda yankılanan sesin, tek tesellimdir artık,
Uzak ülkelerde bir sevdiğim var, adı dudağımda bir sır gibi yanar,
Aramızda denizler, yollar, mevsimler ve konuşmayan zamanlar…
Bir bakışın kalbimde yankı, bir gülüşün gönlümde bahar olur
Adını ansam, içimde eski bir şarkı yeniden başlar.
Geceleri ay doğar, ışığı sana değsin isterim,
Hayat, Yaradan’dan emanet, her nefeste saklı bir sırdır,
Kadrini bilerek yaşamak, ruhun çıkacağı en uzun yoldur.
Her saniyesi bir imtihan, her anı paha biçilmez bir nurdur,
Kutsal bildiğim ne varsa, kalbimde vatan olan bir huzurdur.
Sen benim dünyamdın, toprağımdın, aldığım her nefestin,
Zamanı seninle durdurdum, sen ömrüme ömür eklerdin.
Kilometreler var aramızda, derindir ruhumdaki yâra,
Gözlerimde tütersin hâlâ, dinmez bu ah-u zâra.
Denizler, mavi bir firkat gibi aramızda duran,
Seni nasıl anlatayım ki sana kadın
Sen umutsuzluk içinde kalbe düşen huzur gibisin
Varlığın yetiyor karanlıkları aydınlatmaya
Seni sevmek tüm olasılıksızlıkları mümkün kılıyor
Seni sevmek tüm yasakları çiğnemek gibi
Seni sevmek hayatı temize çekmek gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!