Hoş geldin yürek sızım
Yolunu mu de düştün yine gönlümün sokaklarına?
Gidişin sessizdi ama gelişin fırtınalar koparttı bak yine.
Darmadağın ettin, yaktın yıktın…
Yerle bir ettin yine düşüncelerimin gecekondularını.
Günler haftalara, haftalar aylara, aylar yıllara döndü.
Sevdim seni bir zamanlar
Bir erkeğin bir kadını sevebileceğinden çok sevdim
Ver deseydin canını
Kalbimi söküp avuçlarına koyacak kadar çok
Sevdim işte öyle böyle değil
Bir fidanın suyu sevmesi kadar çok
Dün seni görmüşler sevgili
Birlikte oturduğumuz bir kafede
Gözlerin yabancı bir gözlere bakıyormuş
Ve ona da öyle kısık kısık gülüyormuş
Dün seni görmüşler sevgili
Ellerimi ilk kez tuttuğun o kafede
Gecenin koynunda yalnız yürürken adımlarım,
Her taş ve her rüzgâr senin adını fısıldar.
Nevâruz ışığı düşer saçlarına, titrer sükûnum,
Ayın hilâli seher vakti gönlüme naz eder.
Saatler ağır akar, zamanın yükü omuzlarımda,
Bir kadın tanıdım
Karanlık hayatımın çıkmaz sokağında
Gözleri nemliydi, bakışları hüzünlü
Kırgın bir gülümseme vardı dudaklarının kenarında
Yüreği üşümüş, hayalleri kasvetli
Kırılmıştı umutları, düşmüş tek tek gözyaşlarıyla
Melankoliymiş Adı Hastalığımın
Yeni bir kelime daha duydum,
Uykusuz geçen birkaç geceden sonra.
Bana bunu yakıştırmış dostlarım;
Gökyüzü yine o hüzünlü rengine büründü bu akşamüstü,
İçimde eski bir yaranın sızısı, yüreğime ateşler düştü.
Sana giden yolları ezberledim yokluğunda, santim santim,
Eski bir hatıra gibi kapında beklemek bir ömür akdim.
Yüreğimdeki yangın söndü sanma, közü hala derinde, yandıkça biterim,
Saat kaç olursa olsun, gel desen ben yine sana gelirim,
Gözlerin; mühürlenmiş eski bir zarf gibi durur her gece zihnimin derinliğinde,
Hangi mısraya dokunsam, ucu düğümlenir kalır yine senin o yasaklı isminde.
Zamanın paslı çarkında ezilen şu kırık kalbimle, sığındım bu ıssız sessizliğe;
Sokak lambalarının altında, eski bir sokağın tozlu anılarını savurdum ellerimle.
Seni ne kadar çok özlediğimi söyleyecektim...
Tan ağarırken yine Turan ilinde,
Bir kutlu rüzgâr eser, Altay belinde.
Ezelden ebede mühür, dillerin dilinde;
Al bayrak göklerde, şan bizimledir!
Yedi iklim geçeriz, atlarımız şahlanır,
Özledim desem, duyar mısın sesimi?
Titrer mi senin de yüreğin, mesela benimki gibi?
Kulağın çınlar mı, adını yüreğim haykırdığında?
Gözlerin dolar mı senin de, ben ağladığımda?
Dalar mı senin de gözlerin bir an boşluğa?
Sızlar mı burnunun direği, kokumu hatırladığında?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!