Ah kazıyabilseydim
Tırnaklarımla ulaşabilseydim
Ama her şeyden önce
Özgürlüğe muhtacım
Tırnak makasına karşı
Her şey olabilirdim
Her Şeyim’i yaşayabilirdim
Ama şimdi on altıyım ve
Geç kalmış hayatım bomboş
Boyamak isterdim yaşamımı
Buzullarımla duyularım donmuş,
Küllerimle boğazım tıkanmış haldeyim.
Nihayetinde buzulumun kaynağı deniz,
Külümün nedeni ise ateşimdi.
Küllerim denizimde biriktikçe
Eskimiş yüzümle beraber
Kendimi pis hissediyorum
Yeterince insan değilim
İdealizasyonun gözünde
Herkes utanır sanki benden
Hiçbir şey beni doldurmuyor
Kendimi bir laci-mor havuzuna atmak istiyorum, yapamıyorum
Bazen keşke diyorum,
Aslında her zaman keşke diyorum
Keşke yüzseydim, burnuma uyuşturucuyu çekseydim
Ve önümü göremeseydim
Çizildin mi, ressam bana bakarken?
Yazıldın mı, yazar beni dinlerken?
Küçüğümün tek sandığı can
Nasıl kurgulanabildi yeniden?
Yoksa başkasının hayatında gerçek miydin, Maria?
Yüzün pek alelade
Biraz da sade bir ifade
Ruhsuz gözüksen de gözlerin,
Onlarda hayat var
Duyguların gözlerine işlemiş,
Varlığını süslercesine
Kimyanın kuralları
Her zaman siyahı baskın gösterdi
Maviye karşı
Ama mavi çok güzeldi
Ki,
Siyahı göremedim
Kaslarımı gevşetmek için
Kemiklerimi birbirine kenetledikçe
Etim sıkışıyor, tenim kızarıyor.
Borumdan havanın akması içinse
Dudaklarımı manasızca aralıyorum.
Çünkü her zamankinden çok
İzliyorum, titreşen parıltıyı
İrislerimi süsleyen büyüyü
Titreşen dansçıları, uyguluyor ritüellerini
Öyle hoş döşüyorlar ki görüşümü
Daraltıyorlar bilincimin açısını
İçimdeki mağarayı aydınlatmış, keşfetmişler gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!