bir kanca
asılı duruyor tavanda
öylece yukarıdan bakıyor bana
sönmüş bir kibrit çöpü gibi
bürünmüş kara sevdaya
Uzun zaman önceydi ve henüz yazmamıştım o şiiri
Yine uzun zaman önceydi ve henüz tanışmamıştım seninle
Bilmiyordum ipeksi yumuşaklığını teninin ve hiç almamıştım
Yürüdüğün her yere saçılan beyaz çiçek kokusunu
Anımsıyor gibiyim mutlu da değildim o vakit, mutsuz da
neydi bu aşkı bitiren
kara kışta bırakıp gidişin mi
yoksa hiç sevmeyişin mi
bilmem
belki de samimiyetsiz gülüşlerindi
Dünyanın sesini kısıyorum,
Duyduğum ya da
Duymak arzusuyla tutuştuğum
Şarkıları söylüyorum zihnimde…
Kapatıyorum tüm ışıkları,
hava soğuk diye değil
yalnızlığına üşür insan
yokluğuna
dokunamadığına üşür
Bir gece ansızın şehrime gel sevgili, kimseye haber etmeden
Vakit erken değil aksine geç kalınmış, gel kış bitmeden
Gel ki ellerim hiç eksilmesin ellerinden ve küs uyumasın artık
Kimse bu şehirde yağmurun toprağı sevdiği gibi birbirini seven
Biliyorsun ben şimdi yılgınım, bitkinim, bıkkınım
yaşamak bir onurdur bahşedilmiş insana yaşamak şereftir kavgadır
yaşamak inadına boyun eğmeden ve ölümüne yaşamak bıçak kemiğe dayanana dek yaşamak karşı çıkabilmek bozuk düzene
ve ölebilmek yaşamak uğrunda
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!