Dinmeyen, yakıcı bir acı vardır;
göğsümüzün karanlık odasında
daha boğuk, daha amansız çarpar.
Ne kadar savursak da uzağa,
kalbimiz onu her seferinde
kanayan avuçlarıyla yeniden yakalar.
Bir eksik vardır ki
geriye yalnızca enkazı kalsa bile
içimizde hâlâ nefes alır.
Acı asla dinmez;
yalnızca daha sinsi bir yüze bürünür.
Önce her yeri istila eder,
sonra ansızın en savunmasız anda…
Kalabalığın uğultusunda değil,
kırık bir şarkının hançer gibi saplandığı notada,
bir kokunun boğazımıza sarıldığı anda,
kapıyı yumruklayan bir hayalet gibi.
Uzaklaştırmaya çalışmak beyhudedir.
Çünkü bazı insanlar ölmez,
yalnızca görünmezliğe bürünür.
Tenlerinden sıyrılırlar ama
ruhumuzun en derin tahtını
asla, asla terk etmezler.
O “eksik” sandığımız varlık
aslında hiçbir zaman eksilmez.
Anılarının kurşun ağırlığıyla,
öğrettiklerinin ateş iziyle,
bıraktığı o kapanmayan, kanayan boşlukla
içimizde hâlâ soluk alıp vermeye devam eder.
Ve belki de bu acının
hiç susmadan, hiç dinmeden,
daha da şiddetlenerek atması
unutamadığımızın değil,
gerçekten, ölesiye sevdiğimizin
en acı, en amansız kanıtıdır.
Özcan İşler
Özcan İşler 2Kayıt Tarihi : 29.09.2026 11:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!