Gökhan Şefik Erkurt Şiirleri - Şair Gökh ...

Gökhan Şefik Erkurt

Oğlum Bartu'nun "Ölümsüz Ata'm" adlı şiiri.

Bir milletin kaderi, Selanik'te değişti
Güneş gibi doğdu sarı çocuk.
Millet sevgisiyle büyüdü, gelişti
Atamın içindeki bağımsızlık, özgürlük.

Devamını Oku
Gökhan Şefik Erkurt

Şimdi yükselmeyecekse sesler,
O diller yere batsın.

Küffar zalime kalkmayacaksa,
O kılıçlar öze batsın.

Devamını Oku
Gökhan Şefik Erkurt

-lı Şirr

Gecenin kendince bir hüznü vardır, sırlı.
Bilen bilir de, bilemeyenin alayı kirli.
Temiz olmayanın, her âlemde ateşi harlı.
Dünya bu, bir tepede duman var iken diğeri karlı.

Devamını Oku
Gökhan Şefik Erkurt


Bir yanlızlığım var benim.
Bir ben varım etrafında,
Onun da kimsesi yok.
Biz "bir" değiliz.
"Biz" de değiliz

Devamını Oku
Gökhan Şefik Erkurt

Beni kırık bir saçak altında unutma P.!
Tırnaklarım ıslanır, saçlarım dökülür.
Bilirsin, söğüde benzer lakin kağıttanım ben.
Üstelik günü sever, yağmurdan korkarım.

Tane tane sayarım çamurlu damlaları,

Devamını Oku
Gökhan Şefik Erkurt

Yorgunluklarımı koyacağım sağlam kaide arıyorum.
Var mı?

Devamını Oku
Gökhan Şefik Erkurt

Kadınım değil, varımın sebebi, neyim varsa banisi sensin.
Değerli değil, değerin kendisisin.
Evvelim, sonram sensin.
Kavgam, sulhum, sevdam, kederim, sevincim, başımdaki ağrım, göğsümdeki huzurum.
Bugün sensin, sein şahsında anam, anan, şu şahsı yoğurmuş tüm kadınlarım, hepinizsiniz.
Gün size değil, siz günesiniz, her günsünüz.

Devamını Oku
Gökhan Şefik Erkurt

Öyküsü ağır olanın, uykusu hafif olur.

Devamını Oku
Gökhan Şefik Erkurt

Oysa İstanbul'da sevmiştim ben seni en derin.
Fatih'te bir pastahanenin camından,
Kimi vakit Arnavut kaldırımıyla bezeli sokağın köşesinden
Gizliden gizliye bekledim Atikali'ye girişini.
Ellerini kesen ağır filelere düşman,
Omuzuna düşen gece saçlarına hayran bir vaziyetti benimkisi,

Devamını Oku
Gökhan Şefik Erkurt

Sen Bir Yalnız Adam
Binlerce yılda yüzbinlerce kahraman çıkardı bu millet. Bu millet, bu bayrak, bu toprak, bu namus, bu din, bu örf bu adet, bu fikir için şehid düşmüş, yaralanmış gazi olmuş yüzbinlerce kahramandan birisin sen. Oğuz'dan Alparslan'a, Mete'den Sancar'a,Ertuğrul'a, Osman'dan Mehmet'e, Süleyman'dan Kınalı Hasan'a, Şefik 14'ten Şefik 15'e, Kazım'lar, Mustafa'lar, Kılıç'lar, Çağrı'lar, Tuğrul'lar, Seyyid'ler, Gaffar'lar, Cengiz Topel'lerden birisin sen.
Binlerce, yüzbinlerce parçadan teşekkül etmiş ve patlaması elzem bir bombanın pimiydin sen. Yıllar boyu cepheden cepheye koşmuş, toprakta, çamurda, karda yatmış, uyumuş... Bıkmamış, usanmamış, teslim olmamış bir adamdın sen.
Mehmetler, seninle, Karabekir paşayla anladılar ne kadar çok ve güçlü olduklarını... Kabardı yeleleri, bilendi süngüleri, göğüslerinde imanın gücü, dillerinde tekbir, bir emirle ölüme gittiler Savaşmaya değil.... Önlerinde sen ve arkadaşların... Vurdular sayende, vurdular sayenizde... Vurdular, vurdular, vurdular düşmana... Kimini toprağa gömdüler, kimini denize sürdüler... Kendileri düştü analarının mümbit memlerine gömülür gibi toprağa, ordan arşa yükseldiler, Peygamber kucağına... Kalanlar o mübarek ellerini açtılar ALLAHa, şükrettiler, hamd ettiler, gazilikle şereflendiler, şereflendirdiler soylarını...
O mübarek ellerde yükseldin, seni seçtiler... Ata dediler, şereflendirdiler.
Sen de hep, milletim dedin, inasnım, toprağım, bayrağım dedin. Kimseyi ayırmadın. "Bir" olalım, "Birlik" olalım istedin. Sadece "OLAN" değil, ne mutlu "DİYENE" dedin... Anlamadık, anlamadılar adam seni.

Devamını Oku