şiir dostu dense yeter
Güneşine zıtlık günün
Gece bulutlar ağladı
Sabrıma inat gök çatladı
İlkinde bir nişan tahtasına düştü
Gökyüzünden ateşli oklar
Sonra gidişine dayanamadı da
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




''aşk herzaman,her an aşk.aynı aşk.yapıyor yapacağını.hırçın deniz.bi başına asılıyor insan sandalın küreklerine.hep yanlız bırakıyor insanı.bir kere olsun sevgiliyle olabilse öfkesinin koynunda...''
Yürek, Yaşam ve yağmur bulutlarının net bir fotoğrafı..Şimşekler kullanılmış flaş yerine. Kutlarım kalemini dostum.
.........
Hangi yastık alırdı koynuna başımı
Kim saklayabilirdi akmayan yaşımı
Kim dur derdi tarihin akışına
Bir yüreğin bir yüreği böylesine yakışına.
.....................KUTLARIM ŞAİR..Melih BAKİ
Duygularınızı şiirinize nakış nakış işlemişsiniz.
Güzel bir çalışma olmuş.
Yüreğinize sağlık.
Kaleminiz dik, ilhamınız bol olsun.
Şiir tadında bir yaşam dileğiyle,
Celil ÇINKIR
Sustu gecenin tamtamları da
başladı yüreğimin gümbürtüsü
Utanmak yasaktı yüzüne karşı
Saklamalıydı renkleri sevdamın örtüsü.
Ama görünüyorki, o sevdayı saklayamamış.
Yürekte iz bırakmışsa eğer,bir gün mutlaka yüzüne yansıyacaktır.Baharların birincisi,ikincisi olmaz
her bahar güzeldir.Tabiki vurgun yememişsen...
Ama bu hayatın sonu değildir. Bir bakarsın yeni baharlar gelir.Yaşamın yeniden allanıp süslenir,
çiçekler açar...
Önemli olan bahrlarda yaşamayı bilmek,sonsuzu değil güzllikleri düşünüp onlarla yaşamaktır.yanan yüreğin feryadına çözüm bulmaktır...
Bu güzel şiirini kutlar,tebrik ederim.
Mustafa Yiğit/Adana
Sen kara gözlüm karayazım
İkinci baharıma vuran ayazım
Bil ki ölmem artık bu sevdayla
Giderim sonsuza bu vaveylayla
Muhteşem bir şiiri olmuş...
Sevgili Kardeşim:Şerf Öztürk
Yoğun duygu altında yazılmış, duyguların bilgi birikim ve tecrübe ile mısralara etkili ve ustalıkla süzüldüğü sıradışı akıcı Nefis bir şiirdi.
Aslında konuyu dağıtmadan şiirin ilk mısrasından , şiirin finaline kadar her mısraya eşit yoğunluklu duygu aktarabilmek ve en etkili söylemi kullanarak şiiri en kısa tutabilmek özel bir maharet gerektirir.
Şiirin bütünlüğü ile uyum sağlayamamış veya duygusuz kalmış bir tek mısra göremedim.
Bu şiirinize ustalıkla yön verişinizi ve en etkili söylem biçimini mısralarınıza adeta bir ustalık belgesi kusursuz aktarışınızı tebrik ediyor başarınızın devamını diliyorum.
Şiirin hakkı olan: Tam Puanı Tekirdağ'dan gönderiyorum.
Her şey sizin ve sediklerinizin gönlüne göre olması dileklerimle sevgi ve saygılarımı sunarım.
Dr. İrfan Yılmaz. -Tekirdağ.
Sevgi her mevsim açarda,yürekleri böylesine coşturup şiir olur akar dillerden.Etkileyici bir çalışma.ikinci baharınız daim olsun.
Sen kara gözlüm karayazım
İkinci baharıma vuran ayazım
Bil ki ölmem artık bu sevdayla
Giderim sonsuza bu vaveylayla...
diline yüreğine sağlık
sevgilerimi yoluyorum yusuf ter
gök çatladı
gözler içinde
avuçlarımıza aldığımız
pini çekilmiş el bombası
gibi patladı gök....
Sen kara gözlüm karayazım
İkinci baharıma vuran ayazım
Bil ki ölmem artık bu sevdayla
Giderim sonsuza bu vaveylayla
tebrikler sevdayla gitmek güzel,selamlar...
Demek ki mendiller küçük diye içimize akıtıyoruz gözyaşımızı,demek ki ne varsa yüreğimizde var.Selam ve sevgilerimle.
Bu şiir ile ilgili 16 tane yorum bulunmakta