Bir valize sığdırıp kalbimdeki fırtınayı,
Bu gece bu şehirden gürültüsüz gidiyorum.
Sana bıraktım geride kalan o sevdayı,
Kendi kıyametime bile bile yürüyorum.
Dudaklarımda buruk bir vedanın izi var,
Gözlerinde mühürlü kaldı en güzel dünüm.
Sana baharlar verdim, bana düştü kış ve kar,
Ben seninle doğmuştum, sensizlikle öldüm.
Gidiyorum işte; içimde derin bir ahla,
Sokak lambaları bir bir sönüyor üstüme.
Ağlaşır kaldırımlar içimdeki eyvahla,
Kıyamam, sitem bile edemem gül yüzüne.
Aşk dediğin yangındı, yandım da kül olmadım,
Ayrılık keskin bıçak, böldü geçti sol yanımı.
Senden başkasına bir tek zerre dolmadım,
Bu gidişle ödedim sevdama olan borcumu
Şimdi bütün şairlerin feryadı var bu seste,
Mısra mısra dökülür gönlümden binbir gazel.
Tıkanıp kalıyorum aldığım her nefeste,
Sensizlik bu dünyada ecelden daha ecel.
Sanma ki bitecek bu amansız, derin sızı,
Ben gittiğim her yere senin adını yazdım.
Karanlık örttüğünde gökyüzündeki yıldızı,
Anla ki o an yine yalnızlığıma kaldım.
Gidiyorum ey yar, gölgemi çekip caddenden,
Dönüşü olmayan o meçhule doğru adım adım.
Ruhum kopup gidiyor sanki canlı bedenimden,
Sadece senin o mahrem sevgini sakladım.
Helal et hakkını bana, ey gözümün nuru,
Son kez bakıp da geçiyorum mühürlü kapından.
Bükse de gidişim bu mağrur, bu dik duruşu,
Leventce bir veda düşüyor ömrün baharından...
Kayıt Tarihi : 4.11.2026 10:23:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!