Gecenin perçemi düştü yüzüme,
Karanlık yine boynuma dolandı.
Yıldızlar sustu, ay saklandı,
Bir tek benim içim kanar bu saatte.
Uyku haram, düşler sürgün bana.
Rüzgâr esti eski bir yaranın üstünden,
Savruldu gecenin o kara saçları.
Bir nefeslik canım kaldı şu yalnızlıkta,
Hangi sokağa dönsem gölgem benden kaçar.
Sessizlik büyüdü devleşti odamda.
Gecenin perçemi kesti nefesimi,
Üşüdüm, kimsesizliğime sarıldım yine.
Sözler düğümlendi, sustum en derinden,
Geceye sığındım, gece beni kustu.
Gözlerimde birikmiş koca bir sağanak.
Vur yüzüme gecenin en soğuk perçemini,
Belki uyanırım bu ağır kabustan.
Dağılsın zihnimdeki o yorgun sis,
Sabahı olmayan bir kentin ortasındayım.
Tut ellerimden ey sonsuz karanlık,
Bırakma beni sabahın sağır sesine.
Siyah bir örtü gibi serildi zaman,
Gecenin perçemi dolandı parmaklarıma.
Sustu bütün saatler, durdu dünya.
Kendi içimde kaybolduğum bu dar sokakta,
Bir tek adımlarımın sağır yankısı kaldı.
Ne yarın var ne de dün, sadece bu an,
Zifiri bir kuyuya düştü bütün umutlarım.
Siyah saçlarını tarıyor üstüme karanlık,
İçimdeki fırtınayı dindiremiyor gökyüzü.
Gecenin perçemi yüzüme değdikçe,
Kanıyor kabuk bağlamamış eski yaralarım.
Kimse duymuyor düştüğüm o derin uçurumu,
Sessizlik en ağır yük oldu omuzlarımda.
Sığındım bu körpe karanlığın soğuk koynuna.
Kayıt Tarihi : 20.08.2026 21:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!