iktidarı izliyorum, gözlerim faltaşı;
önce cılız çıkışlar yapılıyor,
yavaş yavaş dikiliyor omuzlar
sinsi sinsi bileniyor bıçaklar,
yakınlarda, çok yakınlarda,
danışmanların hiç durmayan yırtınışları
aşk ne ardır.. ne de kârdır insana,
gel şalım ol, sarılayım ben sana,
sevmenin sırrını söylerdim ama,
sohbet için bilmeliyim ben seni!
söyleme sırrını sakın çabucak..
ne futbol oynamış ne pota görmüş
tenise fransız denize câhil
orta yaş gelmeden defteri dürmüş
kahveye müdâvim kumara mâil
kof öksürük teni soluk göz fersiz
hüznün tutuşturduğu kızıl bir acıyla batar da güneş
her sabah uyanır şıkır şıkır pür neşe
nedir ki değiştiren onu akşam beş sabah beş
gecenin koynunda ne olur ki güneşe
karanlığın gizemli koyusunda dinlenir sanki
bir ömür uğraşıp yazdığımız
en kısa tez
doğum ölüm tarihleri
bir tire
iki parantez
biz de güzel kadınlar sevdik bir zamanlar
mis kokulu narin
pembe güller düşmezdi ellerinden
zamanla değişti hepsi bozuldu
güller solup gitti gülüşlerinden
kulun biri bıçkın olmuş
gezer ılımlı ılımlı
değiştiği üç gün olmuş
azar ılımlı ılımlı
düşüncenin karasında
neden bu kadar rahatız neden
evleniyor çocuk yapıyoruz hiç düşünmeden
artan terörü bitmeyen savaşı
global kirlenmeyi tükenen aşı
saddam’ı bush’u




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!