karşılıksız aşklarını umutsuzluğunu
çaresizliklerini
acısını
yoksunluğunu kutsuzluğunu
türkülerle anlatır anadolu
adaletin evrensel simgesi
elinde kılıç ve terazi
gözü bağlı bir bakire
yani kılıç cezayı ve caydırıcılığı..
terazi haklılığın eşitliğini
yeni bir deyiş türedi
ışıklarda yatsın diyorlar ölülerin ardından
neden?
eskiden elektrik yoktu
neredeyse tümden siyah beyazdır kış
neden?
ağaçlar çıplak
bulutlar yoğun
benizler soluk
nice aşkla dolsa da gönlüm
boşalıveriyor çabucak
ilk aşk delip geçmiş
kalpte sürekli kaçak
bıktım
sıkıldım buralardan
yoruldum benzer havalardan
gel
tut ellerimi sımsıcak
soner
- eski arkadaşım -
dedi ki birden durup dururken
“her şey o ilk kozmik patlamada belirlenmişti”
seviştim kucaklar dolusu
sinirlendim haşladım
küstüm üzdüm üzüldüm
hep yeniden başladım
hep onlarla yaşadım
anam ablam eşim kızım
zihnime sevgiyle kazıdım adlarını
yine de maksatlarını tam anlamadım
yıllarca inceledim her kadını
kahve içip ters çevirdim fincanı
bakmak için geleceğe.. hâlime..
olur bazen şaşar insanın canı
ben de böyle baktım falıma
neler gördüm neler kara telvede




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!