Oysa beklemek bize umudumuzu kabzeden bir senaryoydu
Kim isterdi ki kesinleşmiş ayrılığı konu eden monoloğu
Aşkın tiryakiliği titretirken tenimizi
Yusuf’tan Züleyha’ya gelmeyen mektup bize sevişken ama içine edilgen bir ilhamken
Beklemek haddi aşmanın terbiyecisi miydi
Öyleyse ben oynamıyorum doktor
Karada martıya çarpmış deniz mahsulü bir gemi
Islakmış inceden tutmazmış üstelik dümeni
Martı bir kuşmuş koşamamış ecelden
Canı sıkılmış fenerin utanmış fersizliğinden
Arı utangaç çiçek sevimsiz
Bozduğumun psikolojisidir
Tek kollu cellat koleksiyonu
Bir çizik ki jiletsiz
Aynada dans eden karizma reyonu…
yatsıyı bekleyemeyen çocuklardık biz
korkuyla kırılganlaşan bedenlerimizi
akşama bulanan ufukla hayal barınaklarına taşırdık
kaç gece aştık mavinin sırtında
kaç çocuk büyüttük çocukluğumuzda
kaç kızı adam ettik
Andolsun ki
İlahi tezgâhların malıyım ben
İdrakin mealiyle doku beni…
Cuma vaktini emerken zaman
Bir ses düşürdüm dilimin balkonundan
Yüzümü yüzüne dayayan her şeye bö! diyesim var
Bö! Kork benden
Bö! Çok da umurumda
Bö! Sus hakkının limiti bitmiş dilim uzunda...
Garip mi görünüyorum duyduğunuz yerden
Huniler mi uçuşuyor sesimden
Ağzım doluyken dinle beni
Dikerek üzerime yüreğinin gözlerini
Kelimeleri yutmadan dışarı çıkarmamı sağlar bu
İçimde kalırsa ağzımın doluluğu
Sesim tıkanırsa boğazıma
Çürürüm.. Ruhum kokar hastalıklı.. Ve ben vaktinden önce ölürüm
Zamanın kirpiğinden akıyorum durulmazım
Eksik eğrik ve muğlâk
Kaybolma eşiğinde son sürat hızındayım
Sesimin kadifesi yırtılır senin gittiğin yollara bakarken
Giz içime çadır kurar içinde sana aç ben
Acı yersem eğlen şeker yersem ağla
Ölüyorum en nazenin uyku yataklarında
Musavver rüyalar cesedime çiziyor
Koynuma yakın duran susuz cehennemleri...
Umut göğsüme takılı gökte
Geceye gün taşıyan kadınların korusal koşuşturmaları
Uykulu mektuplara konu olmuyorsa
Aydınlık hangi dile çevrilirse çevrilsin
Anlamanın limanında ruhsatı olmayacak…




-
Ubeyd Niyazi Kılıç
Tüm YorumlarEy sesine kuşların tünediği
Elvedaya binecek son ürperti... Çok İyi Çok Çok İyiii