Karanlığın ortasında yalnız yürüyorum,
Aydınlığı bulmak için sessiz, ürkek yürüyorum.
Sessizliğin derinliğinde nefesim titrek,
İçimde üşüyen bir yürek, yalnız yürüyorum.
Zaman dediğin şey, soluk bir perde gibi,
Yaşamak güzeldi, sensiz bana kalan dibi.
Tutunmak istesem, elim boşluğa kayıyor,
Sensizlik bir yara, her gün tenim kanıyor.
Benden uzak dur, ben sana tuzak olurum,
Yaklaşma gönlüme, her dokunuşumda yanarım.
Adımların eşiğimde birikir, biliyorum,
Ama ellerim sarmaşık — zehrini saçarım.
Yorgunum, içim viran, sevda bana yük,
Giydirdiler bize bâtılın o yalan gömleğini,
Göremedik mazlumun âhını, zalimin zilletini.
Kırdılar umutla dolu yorgun yürekleri gizlice,
Fakat elbet adâlet, bir gün yıkar bu karanlık geceyi.
Felek döner, hüküm değişir, kalmaz bu devrân,
Düğüm bende, çözmeye ne zaman yeter ne nefes,
Derman dediğin, duymayan kulaklara bir ses.
Körleşmiş bakışta huzur aramak beyhude,
Geri gelmiyor ömür, kapansa da bu kafes.
Gönül alıştı bir kere, yorulsa da durulmaz,
Çok kolaydır karşılıksız, inatçı sevmek,
Zor olan, kalbe sonrasında o izi sildirmek.
Yüreğimde aşk, benden alınan son kale,
Her gece bir hasret, gözümde bu kadar yeter.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!