-gazeteye dökülen ekmek kırıntılarını topluyor kuşlar, muştular ölü bir kuşun kursağında-
boğazımda demir yüklü bir kervan
yaz paçalarımdan akıyor ağır ve ıslağım
biraz üzüm hazırladım
biraz da incir
zengin imgeler kurdum fukaralığıma
solgun ceketine sığınıp güneşin
göğüs kafesimden demir aldım
aldanış buralar kuru ve tekinsiz
ayak eşiğime eylül dökülmüş
hüznün izi var parmak uçlarımda
cam kırıklarına basar gibi denize koşuyorum -son kez-
kilit tutmaz bir kapının eşiğinden geçip
kin tutmaz bir serinliğe uzanıyorum
yorgun değil de yılgınım biraz
gökyüzü çalınmış bir çocuk hıncıyla
dalgaların omzuna vurup kaçıyorum
Kayıt Tarihi : 6.09.2026 19:13:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Hikayesi:
#didim 02.09.2026




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!