-rüyalarımdan ürkerek kaçıyor güvercinler-
birdenbire tahta sedirden düşüyor uyuyan kedi
şekilsiz tabutlar taşıyor insanlar omuzlarında
bir yüzü aydınlık, diğer yüzü karanlık
çokgenler
iki zıt kutbu eşit dağıtmışlar düşlerime
ne iyiyim ne de kötü
paslı çivilerle kendi eksenime sabitlemişler beni avuç içlerimden
kaygan bir zeminde tutunmaya çalışıyorum belkilere
bu kısırdöngülerle doldurup ciğerlerimi
üfleyerek çelme takıyorum gelecek günlere
riyâkârlara körü körüne biat etmişim
merdiven altında sağaltıkları
fikirleri damıtıyorlar zorla kulaklarıma
günbegün artıyor dozu sesimdeki
çiziklerin
düşün gömleğini yırtıp
ilk insanın ilkelliğini örtüyorum üstüme
daralıyor aklımın sınırları
sığ bir kuyuya düşüyorum
öksüz ceylanlar toplanıyor başucuma
kirpiklerimi daldırıyorum ufuklara
bir yudum su içemeden kopuyor kıldan ince bir bağ sanrılarımdan
ve çekiliyor sular göz pınarlarımda
bîkarar rüzgâr adımı çalıyor rüyalarımda
gelgitleri yağmalıyor odamı
bağdaş kurup oturuyor kitaplarımın üzerine
minik bir karınca is kokan o çatlak duvardan uzanıp tutmak istiyor, ellerimi
bense doğrulup uzanamıyorum sarsılmaktan
"hayır hayır" arçtı değil bu sarsıntılar
eğik fay hatlarının doğruları
oysa eskiden şiir yolları geçerdi kalbimden
uyanmak istiyorum
bir türlü doğmuyor beklediğim şafak
derken büyük bir gürültüyle çöküyor gıcırdayan tavan
yasaklı mektuplar buluyorum tavan arasında
"düş eğitim bakanlığına" yazılmış imzasız dilekçeler
şöyle yazıyor o dilek'çelerde:
"uçurum kıyısında düzenlediğiniz nafile düş'üş törenlerlerinize katılamayacağımı bildirir ve
rüyalarımın yasaklanmasını arz ederim."
Kayıt Tarihi : 29.11.2025 14:22:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İnsandan, düşlerini alsan geriye ne kalır ki!




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!