Karanlık dehlizlerde parlayan zehirli bir hançersin
Ruhumun en hassas yerine saplanan kör bıçak
Gönlümün harabelerinde koşturan deli bir tay
Adın geçtiğinde sarsılır bütün mabetlerin temeli
Sen ki ömrümün en büyük ve en acımasız yangınısın
Damarlarımda dolaşan kaynar maden suyu gibisin
Tenimi kavuran ama vazgeçemediğim tek ayaz
Bütün yolların çıkmaz sokağa varan o son virajı
Gözyaşlarımın döküldüğü mermer tasın adı sensin
Sen içimde büyüyen ama asla doymayan canavar
Kafesinden kaçıp göğsümü delen yabanî bir kuşsun
Göğün katlarından üstüme yağan kızgın korlar
Aklımın surlarını yıkan o şiddetli koçbaşı
Bütün kitapların gizlediği en yasaklı kelime
Sen hayatın bana sunduğu en ağır kefaretsin
Ufukları kaplayan o puslu ve boğucu fırtınasın
Yelkenlerimi parçalayan o hırçın dalgaların sahibi
Zamanın çarkını durduran o gizemli ve ağır mühür
Aynaların arkasında saklanan yabancı suret
Sen varlığımla yokluğum arasındaki ince köprü
Gecenin zifiri koynuna bıçak gibi saplanan şafaksın
Gözlerimin ferini çalan o amansız hırsız
Yüreğimin tahtına kurulmuş zalim ve dilsiz hükümdar
Bütün nehirleri kurutan o kızgın çöl güneşi
Sen ömrümün zindanına inen demir kapısın
Toprağın altındaki köklerimi kemiren kurt gibisin
Baharımı çalan o acımasız ve erken kış ayazı
Kelime dağarcığımı tüketen o dilsiz sükut
Yıldızları gökten indiren o ağır yerçekimi
Sen ruhumun sırtına yüklenen devasa dağsın
Küllerimden yeniden doğmamı engelleyen o közsün
Avucumda sıkıp paramparça ettiğim cam kırığı
Gönlümün sarayında bayrak indiren kara ferman
Bütün yalanların ortasında parlayan tek hakikat
Sen kaderimin alnına kazınan silinmez lekesin
Hafızamın en derin kuyusundan su çeken kovalısın
İpini kopardığım o meçhul ve karanlık kova
Adımlarımı bağlayan o görünmez çelik urgan
Gönlümün bağrına saplanan zehirli ok ucu
Sen bilerek içtiğim o en tatlı kadehsiz zehirsin
Göz bebeklerimi kör eden o şiddetli şimşeksin
Kulaklarımı sağır eden o büyük kıyamet sesi
Ömrümün takviminden koparılan en kanlı yaprak
Bütün yollarıma döşenen o keskin çivili yollar
Sen varlığımın tek sebebi ve yok oluşumun anısın
Son nefesimde dudağımda kalan o son hecesin
Toprağa düşerken arkamdan ağlamayan tek şahit
Ruhumun bedenimden ayrıldığı o keskin sınır
Aynada kalan son soluk ve dağılan duman
Sen bu yalan dünyanın en güzel ve en acı yalanısın
Kayıt Tarihi : 8.09.2026 16:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!