Yıkılası gurbet eller,
Beni ne hale getirdi.
Viran oldu gonca güller,
Bülbülü dile getirdi.
Yirmi yaşta yetmiş oldum,
Gönül düştü özü hale, Duygular oldu şelale,
Gözlerinin pınarları, aktı gitti kuruyarak,
Peşin sıra bakıyorum, Gözler kilitlenmiş yola,
Acı sözlerine yarin sızlar kulak ses duyarak.
Gönül gel sun istidanı, zarfı pulu benden olsun.
Gök mavisine küstü,
Karardı yüzünün rengi,
Kara mı kara, kapkara,
Aniden astı suratını,
Karardı dört bir yan
Gök bağırdı,yer sağırdı...
Mızrap telle gezer, sesler yükselir,
Ölüler dirilir, bana can gelir,
Ala karlı dağlar, beller yol olur,
Yazılımım, masam,tablam yâr benim.
O olmayınca,
Güneş kararıyor,
Ay kapatıyor pelerinlerini,
Yıldızlar sararıyor,
Hepsi sensiz yürümüyor,
Direnip duruyor,
Yalan tarlasına ekilse tohum,
Sulanması boşa, alınmaz verim.
Arşa çıksa sesim, avazım, ahım,
Sözcükler boğulur, bu kuyu derin.
Gerçek varken neden söylenir yalan,
Aradım, arandım cihanı vardan,
Gözün dışında Hakk'ı göremedim.
Alıkoyamadım gönlüm didardan,
Yüzün dışında Hakk'ı göremedim.
İlmin heybesini omuza astım,
Okurken dizelerini ağladım.
Islandı yol yol tarandı, gözyaşımla saçların.
Süzüldü ak gerdanından,
Buğulandı gözbebeklerimin camı,
Sileceklerim bozuk,
Görünemez oldu yüzlerin...
Görunmesen de,
Oradasın biliyorum.
Varlığınla görünmeyen
O yücelerdesin
İşte O bendeki sen...
Nolurdu sanki bir görünsen...
Sen bir Ana idin,
Sen anaydın ana,
Analar Anası,
Sevginin anası...
Toplumumuzun o lanet olası
Ne normları varsa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!