Kaleciyim, kale yaparım,
Yücelerden yüce.
Koca koca surlarla çevrelerim
Her gün yeniden yeni,
Yeni kaleler yaparım...
Öncekileri öylece bırakırım yerli yerinde.
Herkes kadehleri alsın eline
İçmeyenin derdi orda kalmamış.
Dünya denen hana gelen, biline,
Hiç bir kişi gelip burda kalmamış.
Kin, nefreti bırak, sevgiyle beslen,
Tapma hiç kimseye, o üstün değil,
Vaz geçme kendinden, senden ala yok.
Üstünlük taslama, o ast'ın değil,
Eşit ol her vara, senden ulu yok.
Beyhude bu çaba, boşa yakarı,
Dokunma bana arkadaş,
Boş beşikte çocuksuzum.
Boyun eğri, göz oldu şaş,
Gece gündüz uykusuzum.
Akar suydum berrak aktım,
Bir yol buldum çıktım, en yücesine,
Mekanın görünce cana can koydum.
Sedasına doğru koştum sesine,
Tüttürdüm zamanı,ser sarhoş koydum.
İsrafil elinden sur'unu çaldım,
Işığına dönen pervanenim ben.
Aşkına kanan o divanenim ben.
Biçareye giden,seveninim ben,
İster azat istersen öldür Karam.
Can kırıklarımın şamdanında mumumu yakma !
Bırak karanlıklarımda kalsın aydınlığım.
Gözbebeklerimde canını takma askıya !
Gecenin ayazî soğuklarına sığındığım.
Sarkık kılıçların keskinligine buzlanıp sarkma;
Bırak...
Emeli Karadır, konar dalına,
Karganın lak lakı, peynir çalmaktır.
Göre ne gerek var, bak kör haline,
Bakar körlerden de göz gör olmaktır.
Kulak olunamaz, göz ise asla,
Kar içinde kalan gülüm üşüyor,
Ve ben ısıtamıyorum, koruyamıyorum.
Çaresizlik tam da bu imiş !
Şimdi yeni anlayabiliyorum...
Uzat, uzat ellerini,tutup ellerimi köprü kursak,
Üzerinden geçip çıksak,
Çok da zorlamamak gerek yaşamı
Kendi haline bırak.
Akıl, düşün, beden ve enerji daha realiter.
Çünkü bilinçaltısı yok.
Ardılı, öncüsü yok.
Hesabı kitabı yoktur yaşamın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!