Gün doğumu hiç değişmedi,
Ve gün batımı da...
Her yeni doğuşla günün;
Maziye katık oldu dünlerimiz,
Katmer katmer büyüdü...
Çırpınıp dolanır, karşı kıyıya,
Çıkar elbet yüze yüze Mahlassız.
Dar köprüde eyvallah etmez Ayıya,
Gelmez elbet dize dize Mahlassız.
Yuvarlak söz fakiri, hep sivri dilli,
Aşkı; aşıklar yaşar
Maşukadır tüm tezahürleri
Aşık oluşundadır Aşk...
Aşık için maşuk; Bir ahudur,
Şuh bir kadındır,
Şu an sen sadece seninlesin,
Vicdanın gibi.
Cömertçe de değıl pek,
Senin vicdanın ama...
Sarılmadı cana,
Sarmadı canı canana,
Yarin derdini çekerim,
Köküne sular dökerim.
O yeşerir ben biterim,
Bilmem böyle nice olur.
Çarpışırım yenilmezle,
Görebildiğim,sende samimiyet,
Kör değilsem,
Fırırıldakçalık göremedim mesela...
Her defasında dostça,
Göremedim hiç bir ardıllık mesela...
Koluma girişin candan,
Bizden maada bir dünyayı görmedik,
Meğer bizden öte dünya var imiş.
Mıhlı'nın dikçe yokuşu,
Sanki Ceylandı sekişi,
Aldı yüreğimi benden,
Yaktı beni bir bakışı
Zeytin dalını budadım,
Gula Nergıza Desımi,
Tı roştiya werté çzımi,
Be to koru névénenu,
Ğho bérci werté ni czémi.
Né çé beno ya ne beno,
Mizana sığmayan dert var serimde,
Bire neyledim ki Bine ne deyim.
Damarda kan durdu kaldım yerimde,
Yakına neyledim ki, dür'e ne deyim.
Kimi sarıldı kazma kürek bellere,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!