Orospuyla olmaz ahenk,
Arar bulur bir pezevenk.
Kapa kapın indir kepenk,
Böylesi kapı dışarı.
Makriköy, Pera bakarız,
Bir sıyrıl,
Yalınlaş,
Ondan sıyrıl,
Bundan sıyrıl,
Şundan sıyrıl,
Gecelerin karanlık koynuna girerken,
Şimdi tam zamanı gelmişken vakti,
Hızır ol zamanı anıdır bu gün.
Dardaki gözlerle yollara baktı,
Hızır ol zamanı anıdır bu gün.
Gel de bu türlere,sataşma bence.
Gönlünde yaralar açar derince.
Gözle kendin özün inceden ince.
Melanete çıkan hocayla dede.
Kendi hallerine kalsınlar, bırak.
Aralık ayının bu gün on dördü,
Dostun gönül gözü, bizi de gördü.
Dostluk istihkâmın duvarın ördü,
Hoş geldiniz dostlar, hoşca görünüz.
Sevgilim yok gibiydi,
Sevgililerim az idi,
Sevdiklerimdi onlar,
Sevgili değil;
Sevdiklerinin sevgilisi sensin,
Sevgini taşıyandır sevgili,
Adatepe'ye çıksa,
Mıhlı çayıyla aksa,
Dönüp te bir yol baksa,
Hal Bilmiyor bilmiyor.
Karşıda Midilli bak,
Elini açarak semaya ?
Ve yukarıya bakarak; İyilik,güzellik,kazasız, kavgasız, belasız hayat dilerdin.
Yalvarır yakarır dururdun ya !
Ondandır hep yukarıya bakışım,
Hep semalarda bildim Tanrıyı anne...
Tanrı; yukarıdan tepemize yağmur yağdırır sevinirdik,
"Hıyarım ben" deyince;
Tuz alıp ta koşanlar,
Hıyarımı yedi...
Ne çapayı,
Ne ekimini,
Ne sulamayı yaptı...
Ey benim cananım, gül yüzlü şahım,
Hasretin narıyla divaneyim ben.,
Böyle seyreleme halim ahvalim,
Ateşine dönen, pervaneyim ben.
Hasret yıllarım döndü asıra,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!