Direnişi dişleyince
Açılan iştahının
Hatırı var geçmişte.
Kim ki bunu yok sayar,
Allah'a şirk koşar, koşmasın!
Gün sıradan başlıyor
Öfkeden köpürüyor deniz
Güneş mesaisinde
Buraya kadar her şey normal,
Buna alışığım.
Vatanından göç eyledin diye utanma çocuk
Ebleh diyarlardan kaçışın
Övüncün olsun
Yıka ellerini duru sularla
Ellerinde kiri kalmasın ellerimizin
Savaş senin suçun değil
Görecelidir uyanmanın güzelliği
Buzdan küre ellerin kan doğruyor sevdama
Militan saçların dağınık
Bakışlarında hasta umutsuzluğu
Yatağın kırışan tarafı kopyası yüzünün
Benim hep kafam bozuk
Görüyorum ki;
Yine müsait bir yerde meyil ediyorsun inmeye,
Gidiyorsun...
Ben durur muyum sanıyorsun ardından?
İlk iş, kapıya kadar yolcu ediyorum seni
Hazin vedalaşmadan sonra
Berrak ve bulanık
Duygu ve mantık
İyi ve kötü
Cinlik ve saflık...
Ne taraftan baksam yanıldım,
Yakıldım,
Nice üzgün perküsyon gibi ritmi tutturamadı kalbim
Herkes, ceza sahamda unutturdu kendini
Yelkovana mıknatıs attım dursun diye saatler
Yok yere örselenmek en büyük meziyetim
Çabuk evrildik
Çoğu şarkılaştı şiirlerin
Bakışlar uzak artık samimiyetten,
Başkalaştı
Davetsiz süzüldü bahçemize zaman
İp atladı çocukluğumuzla, seksek oynadı
Şimdi değilse de ileride anlayacağım
Babamdan aldıklarıyla
Cömertlik gösteriyor devlet
Dar gelirliler ev kurası için
Bir umut noterli salonlara gidiyorlar
Zengin olsam asla oturmayacağım evimizin bahçesinden
Sana gelebilmek pahasına
Bir kâğıt gibi
Orta yerinden yırtıp attım gururumu
Çapraz sorguya aldım vicdanımı
Kör ışıklar altında
Afili yalnızlıklarımdan geçtim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!