İki küp, fersude
Yılların doldurduğu
Yaşanmışlıklar
Yaşanamamışlıklar
Kurulumlar, çöküşler
İnişler çıkışlar
Anamdan doğmuş gibi, bir zamanlar temizdim
Ne zaman buldum dibi böylesine kirlendim
Barajlar yıksa debi sandalımla remizdim
Yek/e sanırken tâbi, seferde zehirlendim
Hazırdı daim oltam, boş çekmeyen bir seyyah
İlk gördüğümde seni, yaşanır dediğim
Varlığınla var olan, o şehir bu işte
Öksüz kalbim sevdanla kuşanır dediğim
Yörüngene hapseden o sihir bu işte
Hoş geldin oruç ayı, kavuşturana şükür
Özlemle nazladık yüreklerimiz lerzan
Tekrar müyesser eden Rabbimize teşekkür
Kur’ansız tökezledik, işte geldi Ramazan
Tekne orucu tuttuk daha buluğdan önce
Kim doyar kaç altına, Bilirim, amcam sarraf
Azar azar tırtıkla, göze batmasın beş on
İsraftan mı tasarruf, tasarruftan mı israf
Bir ben bilirim bunu bir de Balatta Mişon
Kanım dondu izlerken atılan iftirayı
İnciler dökmesen her güldüğünde
Özler miydim seni, sorsaydın keşke
Düşlerde sızılar örüldüğünde
Közler miydim seni, sorsaydın keşke
Hayatımdı mehrin, mahsun düğünde
Yeter..!
Yeter artık..!
Çok sıktınız..!
Yetmiyormuş gibi çiğnediğiniz,
Ayaklarınızla,
Ellerinizle,
SEVGİLİ PATAVAT
Çocuktum
Ne oyunlar oynardık
Ceplerimiz gazoz kapağı misket dolu
Çivileri saplardık toprağa
Ben mi çok sevdim seni, kim söylediyse, yalan
Büyülendim sanmışlar, baş döndüren kokundan
Sözüm ona gülüşün kalbimi etmiş talan
Beter vallahi deme, şüyuu vukuundan
Aklımdan çıkmıyormuş, gözlerinin derini
Tam seni yazacaktım içimden geldiğince
Karanlığa gebeyken akşam kızılı gece
Resmini çizecektim sayfana hece hece
Gitmedi elim yine, yazamazdım sevgili
Senin için ölürüm diyecektim bir tanem




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!