Ne güzeldi elinin ayarı be usta
Parmağından su damlasa şerbet derdik
Tuzu, biberi, biberiyesi
Bütün baharatlar karşında susta,
Lezzet kervanının cariyesi.
Biblo gibi dizilirdik masaya
Münhasır esrarıyla, bin bir hali var kalbin
Rüzgarla düşen tohum yeşerir büyür bazen
Bazen de patlayamaz nişanesi edebin
Yıllanmış özlemlere, naçar barınak mahzen
Sıkıştırır ya hani, zalim nefsi insanın
Bir Kasım soğuğunda dünyaya geldim
Bilmem gözyaşım niye, akmadı anne
Sevinçler doruğunda, hüzne engeldim
Kimse "hani rızk" diye, takmadı anne
Canı veren Yaradan, elbet Rezzakdı
SEVGİLİ PATAVAT
Çocuktum
Ne oyunlar oynardık
Ceplerimiz gazoz kapağı misket dolu
Çivileri saplardık toprağa
Şiir nasıl yazılır, nasıl olmalı sizce
Nedir işin tekniği, hazır edin defteri
Anlatayım not alın, üfüreyim hadsizce
Karnı ağrıyan sussun, vuracağım neşteri
Dili iyi kullanmak bu işin alfabesi
Kim doyar kaç altına, Bilirim, amcam sarraf
Azar azar tırtıkla, göze batmasın beş on
İsraftan mı tasarruf, tasarruftan mı israf
Bir ben bilirim bunu bir de Balatta Mişon
Kanım dondu izlerken atılan iftirayı
Hoş geldin oruç ayı, kavuşturana şükür
Özlemle nazladık yüreklerimiz lerzan
Tekrar müyesser eden Rabbimize teşekkür
Kur’ansız tökezledik, işte geldi Ramazan
Tekne orucu tuttuk daha buluğdan önce
Ben mi çok sevdim seni, kim söylediyse, yalan
Büyülendim sanmışlar, baş döndüren kokundan
Sözüm ona gülüşün kalbimi etmiş talan
Beter vallahi deme, şüyuu vukuundan
Aklımdan çıkmıyormuş, gözlerinin derini
Tek kaşını kaldırdı yattığı yerden bozkurt
Uyuşmuş eklemleri derinlerde ağrıyla
Düş görmüştü, bıldırdı, hiç olmamıştı mankurt
Karmaşık denklemleri boğuyordu sanrıyla
Atamız beklerken fetih
Üzüp vatan mı sataydık
Evlatlara zelil tarih
Yazıp vatan mı sataydık
Soğan olmuş otuz lira




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!