Çok sevmiştim görünce, ela gözlerinizi
Yüreğimi çalmıştı nasıl magandaydınız
Ne dediniz duymadım, içtim sözlerinizi
Gözüm sizde kalmıştı, nasıl magandaydınız
Okyanuslar gibiydi kelime hazineniz
MAVİ VATAN
Her yer artık masmavi, baştanbaşa boyanmış
Dağlar taşlar korular, çınarlar, manolyalar
Dünya tek rengi havi, gökyakutu kuşanmış
Cevap bulmuş sorular, söylemiş kamelyalar
Son yudumları içmekte doğanın yeşil hırkası
Çoktan çözüldü iliği hayat doğuran göğsünün
Her fidanı emzirmekte güneş banyosu arkası
Ve toprağın ebeliği, sebebi teessüsünün
Hanımelleri, taranmış, sarkıtılmış gerdana
Dün cihana güneş açtı
Gri köpüklerin arasından
Meraklı bakınan yeryüzüne
Sen geldin aklıma
Gözlerimi diksem, alıyor şulen
Sevmemeyi hiç sevmiyorum,
Uzakta olsan da
Yörüngenle sınırlı
Görme alanımdan.
Uykularım başına buyruk
Dost bildiğimiz küffar, boynumuza taktığı
Cendereyi sıksın mı, oldu, gözlerim doldu
Tarihten silmek için, hain bulup yaktığı
Cehenneme tıksın mı, oldu, gözlerim doldu
Belki geçim derdinden, hissetsek bazen küskün
İlk gördüğümde seni, yaşanır dediğim
Varlığınla var olan, o şehir bu işte
Öksüz kalbim sevdanla kuşanır dediğim
Yörüngene hapseden o sihir bu işte
Adı neyse
Bir sır, tarifsiz
Ne akar ne kokar
Tutasın gelse
Bulamazdın kulp
Hani, süt dişlerin sütü
İki küp, fersude
Yılların doldurduğu
Yaşanmışlıklar
Yaşanamamışlıklar
Kurulumlar, çöküşler
İnişler çıkışlar
Gökyüzünde yüksek rüzgarlar
Dalgalandırmakta sancağı
Apansız dikilmiş burcuma.
İzi silinen hayal kırıklıkları,
Öpülmüş kalp, kırgınlıklarından
Şafağından sökülmüş Güneş,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!