Dizlerimde duydum canhıraş çığlıklarını
Rendelenmiş bakışlarının
İsot alevinde tütsüledim yokluğunu
Haczedilmiş,
Beşinci sıra ipotekten...
Kulaklarım, dikili gözlerine
Biraz düşün ne olur, hangi sözde yalandık
Her fırsatta dokunma, milletin değerine
Atamızdan gördük biz, biz ezelden inandık
Dinime küfretmenin, nezdinde değeri ne? ..
Kul olduk, ümmet olduk, biz böyle iman ettik
Bir yaprak düşer Kasımda
Avuç içi damarları keskin
Terketmiş seviştiklerini
Bir yaprak, kavuşur sokaklarına
Sereserpe, barbar rüzgarlarla oynaşan
Başlarken dönüşüm toprağa
Bugün harf kaybolur yarın kelime
Bir lisan yok olur dikkat etmeli
Eer şaşırırsam vurun kelime
Saımda solumda alarm ötmeli
Daarcıımda var bağzı sözcükler
Hayat neymiş anlar da, şiirlerden taşarken
Vanasını kısarak, durulmuştum kalbimden
Meğer senli anlarda, sensizliği yaşarken
Fark etmeden kıskıvrak, sarılmıştım kalbimden
Ana baba boşvermişse
Doğru yolu bulamazsın
Büyüklerin koyvermişse
Yolu dolu bulamazsın
Daha girmemişti pakete
Dükkan önünde harmanlardı ustası
Sıkışmış kokuları saçardı küçük nefislere
Sıcacık ısıtırdı çocukluğumdaki gizli cebi
Özenle tutturulmuş, pardesüden bozma cekete
Yaş almamış hatıralar düştü
Çok sevmiştim görünce, ela gözlerinizi
Yüreğimi çalmıştı nasıl magandaydınız
Ne dediniz duymadım, içtim sözlerinizi
Gözüm sizde kalmıştı, nasıl magandaydınız
Okyanuslar gibiydi kelime hazineniz
Kurbağan olayım su yeşili
İki kişilik derede
İçinden geçeyim sazların
Sürtünerek melodisine
Bacaklarım mızrap
Gözlerim
Baş köşesinde aklımın kurul
Boz bulanık düşlerimde kurul, durul
İstemsiz boşalmalarda
Tel maşa saat zembereklerinde kurul
Akıl ölçüm sor, sorul
Yüzgörümlüğün yüzüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!