Eş dost hısım akraba ahbap yaren arkadaş,
Kimseye mi yaramam nerde bir gariplik var.
Eriyor sağım, solum, eriyor yavaş yavaş,
Kimselerde aramam bende bir gariplik var.
Yalnızlığa yolculuk, kalmaya bir başıma,
Can dediğim canın yansın diyorsa,
Sevdikçe dünyada bulamam rahat.
Paspas yapıp, çekip kim gidiyorsa,
Hiç onda aramam, bende kabahat.
Boşa geçen zaman ve çok emekti,
Başrolde seni oynattım,
Seyredilir kıvamın yok.
Zaten filmide koparttım,
Çünkü bende devamın yok.
Senaryo kaldırmaz sorgu,
Ben hazanda doğmuşum, bilirim buraları,
Yerler düşlere mekan, yine de dökülecek.
Ne kadar çok sakladım kahreden yaraları,
Belki, iyileşmeden candan can sökülecek.
Ben Eylülde doğmuşum güle yaza elveda,
Çokça eskilerden gelmişim gibi,
Dönüp o devirde olsam diyorum.
Bu zamana yaban el'mişim gibi,
Arayıp devrimi bulsam diyorum.
Çekilip kenara zihnen duruldum,
Sabah seviyorum.
Az diye biraz daha seviyorum..
Sonra bu yetmez diyor yine seviyorum..
Yüreğime sen dolduruyorum....
İki saat idare ediyor...
Öğlene çok var...
Yorgun yolcularını bırakan
Tramvaylar, otobüsler..
Asık yüzlü İnsanlar
Sanki herkese küsler.
Ezberlenmiş duraklarda
Tekerrür davranışlar ruhsuzca.
Beni böyle bilen kimdi,
Bilip dumura uğrattı,
Cümle derdime hekimdi,
Ve tarifsiz sadakattı.
Bitmeyen bahanelerde,
Dersin halim nice benim,
Bana bir yol gelmez misin?
Eyy bir selam bekleyenim,
Ne haldeyim bilmez misin?
Etme al yanaklım sende,
Epey oldu yollar denk düşemedi,
Su misali mecra bulup akmışsın.
Canla canan candan görüşemedi,
Bulacağım yere gül bırakmışsın.
Selamın sabahın senden haberin,




-
Göknur Albasan
Tüm YorumlarŞiirleriniz çok güzeller. Kaleminize sağlık