Bir önemi yoktu farksız duraktı,
Başka yakınlaştık Cevizlibağ'la,
Yar bir akşam üstü tarih bıraktı,
En baştan tanıştık Cevizlibağ'la.
Bir deli kız türküsünü,
Söylüyorum çal diyorsun.
Bu türkünün öyküsünü,
Ara bende bul diyorsun.
Bu hasretten bıkmıyorsa,
Herşeyi dinleyip bilip dertetme,
Olana bitene karışma kafam.
Dediklerim olsun diye diretme,
Kalana gidene karışma kafam.
Bırak bazı şeyler öylece kalsın,
Birbirini tamamlar öylesi masalı var,
Adının dörtte üçü, sevgiliye verilmiş.
Birbirine bu kadar, yakışır sevdalılar.
Kar adeta aleme Kars için indirilmiş.
Vakur kentin nazlısı şiirimsi süsüdür,
Ne cadde ne sokağın
Bir yere çıktığı yok.
Ve şehir darmadağın,
Kimsenin taktığı yok.
Yok ne ses nede seda,
Nerde insanlar nerde.
Cenneti dünyada yaşardık bizde,
En baştan olsaydık, ikimiz şayet.
Sonra olmadıysa suç kendimizde,
Sende bende hiçe yandık nihayet.
O kadar kıymetli gördün kendini,
Başka kimse sana naat çaldı mı.
Terk etti kim varsa yıkıp bendini,
Bir bak etrafında kimse kaldı mı.
Sandın öyle sürer öyle düşkünler,
Bir parça mutluluk uzunca yoldan
Gelir diye umdum, kırk yıldır hayal.
Gitmeye çalıştım ben onca koldan,
Kırk yıldır aynı şey, kırk yıldır hayal.
Mesafe yakındı göründü mümkün,
Bir ağrı eşiğim, bir tahammülüm,
Benimde sabrımla bir sınırım var.
Yorulup usandım etmeyin zulüm,
Kalbimi kırmayın, dedim o kadar.
Vurup derin derin, dertle oyunca,
Ve bitirdi Justina
Somuta kitlenmişi burdan alıp soyuta,
Yürütürken yansıttı ışığını Justina.
İnanılmaz olanın yaşandığı boyuta,
Kendisiyle götürdü aşığını Justina.




-
Göknur Albasan
Tüm YorumlarŞiirleriniz çok güzeller. Kaleminize sağlık