Çokça eskilerden gelmişim gibi,
Dönüp o devirde olsam diyorum.
Bu zamana yaban el'mişim gibi,
Arayıp devrimi bulsam diyorum.
Çekilip kenara zihnen duruldum,
Sabah seviyorum.
Az diye biraz daha seviyorum..
Sonra bu yetmez diyor yine seviyorum..
Yüreğime sen dolduruyorum....
İki saat idare ediyor...
Öğlene çok var...
Yorgun yolcularını bırakan
Tramvaylar, otobüsler..
Asık yüzlü İnsanlar
Sanki herkese küsler.
Ezberlenmiş duraklarda
Tekerrür davranışlar ruhsuzca.
Beni böyle bilen kimdi,
Bilip dumura uğrattı,
Cümle derdime hekimdi,
Ve tarifsiz sadakattı.
Bitmeyen bahanelerde,
Epey oldu yollar denk düşemedi,
Su misali mecra bulup akmışsın.
Canla canan candan görüşemedi,
Bulacağım yere gül bırakmışsın.
Selamın sabahın senden haberin,
Usandım belki de niyedir bilmem,
Canda dert olanın, bir anlamı yok.
Demek dibi buldu ruhen ezilmem,
Canımdan çalanın bir anlamı yok.
Yoruldum belki de ondan mı şimdi,
Bir çift gözün yola nakışı vardı,
İlmek ilmek kahır dökülüyordu.
Terk ederken dönüp bakışı vardı
Bir şehir yerinden sökülüyordu.
Gidiyordun neler neler ardında,
Anlattım o kadar anlattım sana,
Hemde çıktığımız yolun başında.
Yoktu tereddütüm izandan yana,
Her şeyi anladın bir şey dışında.
Ortak yan doluyduk baksan hayatta,
Yağmurlara saklanıp,
Ücra yerlere düşsem,
İnsana yasaklanıp,
Tabiatla görüşsem.
Yüreğimi bükeni,
Dizim yaralanırdı, küçükken düşerdim de,
Kah kanardı, sızlardı, iz kalırdı bir zaman.
Küçüktüm diyorum ya onca idi derdimde,
Ağrısı uzun sürmez naz kalırdı bir zaman.
Durduk yere sebepsiz bedeller ödemiş de,




-
Göknur Albasan
Tüm YorumlarŞiirleriniz çok güzeller. Kaleminize sağlık