Bir gün anlarsın;
Meğer en derin sessizlik,
Söylenmeyen "kal"mış.
Ben giderken kapanan kapı değilmiş acı,
Ardından hiç açılmayanmış.
Biliyor musun,
Kaç özlemin ateşi yandı yüreğimde,
Kaç gece gözyaşlarım sel olup aktı içimde.
Bu kaçıncı uykulara adını sayıklayarak dalışım,
Bu kaçıncı sabaha biraz daha eksilerek varışım.
bir şehre benzer yüreğim
suskun ve durgun
uzak diyarlardan çıkıpta geldin
yoruldun ve durdun
en ücra köşesine taht kurup oturdun
Sen giderken
Yağmur yağıyordu bu şehre
Bulutlar sana ağlıyor
Gözyaşlarım sana akıyordu
Sen giderken
Sen yine ona giderdin.
Sanki bütün yollar
Adını ezberlemiş gibi.
Arkana bile bakmadan giderdin.
Ben pencereyi açardım.
Gece usul usul içeri girerdi.
Yâr diye öptüğüm eller yabancı,
Gözlerin başkasına güldü usulca.
Ben sensiz çürüdüm geceler boyunca,
Beni de yaktın, yazıklar olsun.
Ne bıraktı ki yüreğimde yaradan başka,
Dönmesin ardına, yolu uzak olsun.
Bir ömür taşıdım içimde aşkla,
Bırakıp gitti, yazıklar olsun
Seven gönül bir gün değer bulacak,
Eski bir tiyatronun tozlu sahnesinde,
Tahtadan bir kuklaydım ben.
İplerimin ucu avuçlarındaydı,
Gülüşünle başlar, susuşunla biterdim.
Perdeler açılırdı her bakışında,
İsterdim ki...
Gökyüzünü avuçlarına sığdırıp
Yıldızları saçlarına takabilmek,
Ayı bir gece pencerenden içeri çağırıp
Sabaha kadar seninle konuşturabilmek.
Kadın var limon gibidir,
Bir bakışı buruşturur yüzü.
Bir damlası düşse kalbe,
Değişir insanın özü.
Kadın var turşu gibidir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!