Bahçemizdeki dut ağacı
Göğe uzanır inceden.
Bir ucunda sen,
Bir ucunda ben.
Eski bir tiyatronun tozlu sahnesinde,
Tahtadan bir kuklaydım ben.
İplerimin ucu avuçlarındaydı,
Gülüşünle başlar, susuşunla biterdim.
Perdeler açılırdı her bakışında,
İsterdim ki...
Gökyüzünü avuçlarına sığdırıp
Yıldızları saçlarına takabilmek,
Ayı bir gece pencerenden içeri çağırıp
Sabaha kadar seninle konuşturabilmek.
Kadın var limon gibidir,
Bir bakışı buruşturur yüzü.
Bir damlası düşse kalbe,
Değişir insanın özü.
Kadın var turşu gibidir,
Ana...
Ben askere giderken
Sen bana hiçbir şey söylemedin.
Sadece,
Sandığın kapağını usulca kapattın.
O gün anlamadım.
Sen yine ona giderdin.
Sanki bütün yollar
Adını ezberlemiş gibi.
Arkana bile bakmadan giderdin.
Ben pencereyi açardım.
Gece usul usul içeri girerdi.
Yâr diye öptüğüm eller yabancı,
Gözlerin başkasına güldü usulca.
Ben sensiz çürüdüm geceler boyunca,
Beni de yaktın, yazıklar olsun.
Ne bıraktı ki yüreğimde yaradan başka,
Dönmesin ardına, yolu uzak olsun.
Bir ömür taşıdım içimde aşkla,
Bırakıp gitti, yazıklar olsun
Seven gönül bir gün değer bulacak,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!