KIZ
Ana, duvağımı örtme yüzüme,
Son kez doyasıya bakayım sana.
Yarın “el kızısın” derler yüzüme,
Ben yine kızınım, unutma ana.
Yeminlerin vardı, hepsi yalanmış,
Sevdan dediğin de bir anlıkmış.
Ben seni ömürlük bildim gönlümde,
Meğer bütün yolların ayrılıkmış.
Kapımı çalmıyor artık geceler,
İçimde bin defa öldüm sessiz,
Nasıl bir yangın bıraktın içime?
Bir damla yaş bile akmadan böyle,
Ömür mü dayanır bu hasretime?
Vazgeç bu sevdadan ey garip gönlüm,
Pazarda satılan masallara karnım tok benim!
Ömürlük deyip, ilk yağmurda kaçanlara da!
Yarım gülüşlerle oyalama artık beni...
Seviyorsan ardında dur sevdamın.
Ya yüreğini koy ortaya, ya da çek git.
Yâr diye öptüğüm eller yabancı,
Gözlerin başkasına güldü usulca.
Ben sensiz çürüdüm geceler boyunca,
Beni de yaktın, yazıklar olsun.
Ne bıraktı ki yüreğimde yaradan başka,
Dönmesin ardına, yolu uzak olsun.
Bir ömür taşıdım içimde aşkla,
Bırakıp gitti, yazıklar olsun
Seven gönül bir gün değer bulacak,
Pazara indim, aldım domates,
Yâri görünce yükseldi nefes,
“Evlenek mi?” dedim, kaşını çattı,
“Domatesi al da, gerisi kısmet!”
Babası sordu “Ne var tapuda?”
Eski bir tiyatronun tozlu sahnesinde,
Tahtadan bir kuklaydım ben.
İplerimin ucu avuçlarındaydı,
Gülüşünle başlar, susuşunla biterdim.
Perdeler açılırdı her bakışında,
İsterdim ki...
Gökyüzünü avuçlarına sığdırıp
Yıldızları saçlarına takabilmek,
Ayı bir gece pencerenden içeri çağırıp
Sabaha kadar seninle konuşturabilmek.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!