EKMEK PAHALI ÖLÜM BEDAVA
Düştükçe kara haberler ajanslara
Ciğerimiz bölünüyor parçalara
Takvimler değişiyor
Kuşaklar değişiyor
CUMARTESİ ANNELERİ
Umutların üşüdüğü
Ağıtların düştüğü
Morg’ların önünde beyaz tülbentli yılgın kadınlar
Kanı çekilmiş cılız ellerinde sararmış fotoğraflar
EKSİK ŞİİR
Seni bir çağ yangınında
Ürkek bir serçe telaşındayken tanıdım
Hatıralarını yakıyordun birer birer
Elinde yanacak bir ben kalmıştı
METİN GÖKTEPE’YE
Düşürdüler duvar dibine kancık bir pusuyla
Öldüresiye dövdüler ve öldürdüler
Bir fotoğraf makinesine bile tahammülü yoktu arkasız soysuzların
EMANET ANILAR
Herkes uyuyordu orada,
gece kirpiklerine kadar inmişti kentin
Bir bizdik uyumayan ve geceyi aç martılarla bölüşen
Vakitsiz düş/tük ıssız gecenin serin koynuna
ERDAL EREN’E
Önce ağacı kesti insanoğlu
Ağaçtan kâğıt yaptı
Kalem yaptı
Ve o kalemle infazlar yazdı acımasızca
BİR AY DÜŞ/SE
Bir ay düşse gecenin avuçlarından
Sessizliğin alnına çarpar, dağılır ışık
Gölgeler ürperir sokak aralarında
Karanlık kendi adını unutur bir anlık
ESKİMEYEN BAHAR
Şavkı denize düşmüş
gecenin orta yerinde.
Aşka azmettiren gülüşünle
gördüm gök/yüzünü
ESMER GÜLÜM
Esmer gülüm…
Dört yanım zulüm
Dört yanım ölüm
Dört yanım duvar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!