ONUR’um
Oğlum, ONUR’um…
Birlikte aç kaldığım
birlikte doyduğum
Acıya çatal
KARKER KOBANE / RIFAT HOROZ
Bir adam gelirdi gözlerimin kıyısına Rüzgâr gibi sessiz, dağ gibi vakur Toprağın sabrını taşırdı omuzunda Gözlerinde uzak yolların huzuru
Bir söz söylerdi, derin ve ağır sıçramış kan damlası gibi kalırdı duvarda
Suskunluğu bile anlam taşırdı
PAYİZ/ SONBAHAR
Bahar da bitti.
Yaz da bitti.
Ve işte sonbahar…
Tam da senin mevsimindeyken,
RAST GELE
Rüzgâr mıh gibi çakıyordu yüzüme,
denizden topladığı suyun her damlasını
Nerede kaldın?.
Gülüşleri limon sarısı,
ROJA REŞ / KARA GÜN
Onlar,
Güneş kadar uzaktılar yeryüzüne
Ama gözleri vardı güneş kadar sıcak,
Ay kadar parlak…
ROJAVA
(Kader Ortakaya anısına)
Güneşin kurşunlandığı sabahlarda çocuklar susar
Oyuncaklar yarım kalır
Uçurtmalar gökyüzünde kurşunlanır
SABRA & ŞATİLLA
Eşkıya,
yüreğime sıkılmış en güzel mermisin
göğsümün kafesinde duran…
Biliyorum amansız hasretini
SABRIN USTASI
Sevdiğim dağına kar olayım derdi…
Sonra, eriyip dağımdan
K
A
KATLİAM TAKVİMİ
Takvim yaprakları değişir,
kanın rengi değişmez
Bir şehrin üstüne çöker bazen kara bir tarih kül gibi
Çığlıklar kalır geriye,
CUDİ YANARKEN
Yanıyor bir yanımız
Ciğerimiz
Doğumuz…
Nerde batımız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!