Kraliçe Anastasya emretti zayıfla, diye
Anacığım,bu göbek bana dedemden hediye
Kendisi zaptiye nazırıydı Havsa Cumhuriyetinde
Sen nasıl laf edersin bu şanlı geçmişe..
İşte laf olsun beri gelsin
Sakallarım uzuyor
Kim kesecek onları
Kilometrelerce uzun sakallar
Çocuklar peşinden geliyor
Sakallarıma tutunuyorlar
Kilometrelerce çocuklar
Ateşler içindeyim
Cayır cayır yanıyorum
Bulutlar arasında
Döne döne
Seni arıyorum
Ölmüşüz
Ne olacak
Bu işin sonu…
Bütün büyük balıklar
Küçük balıkları yiyince
Bize de herhalde
Kuru ekmekle
Artık yazıları
Zor seçiyorum
Bir gözlük yetmiyor
Hanımın gözlüğünü
Ödünç alıyorum
Hah, böyle daha iyi
İşte günün ilk ışıkları
İlk taksi geçti sokaktan
İlk öğrenci sırtında çantası
Kapıyı çarptı
Ve Ayşe
Yine tam 8.15’te
Bir güvercin misin sen
Yoksa bir insan mı
Penceremin önünde durup
İçeri gözetleyen
Arada sırada
Guguk guguk deyip
Bir ileti gelmiş
e-posta’da bekliyor…
Eskiden olsa,
Bir “Name”
Posta Kutusunda
Nazlı nazlı sahibini
Sayın kasap amca,
Bana iki kilo et,
Aman yanlış söyledim..
200 gram kıyma ver..
(Deftere yaz olur mu.?)
Babam öyle söyledi..
Bayram gelecek
Babam bana pabuç alacak
Belki palto da alır
Bu kış hiç üşümem..




-
Melaike Hüseyin
Tüm YorumlarGüzel bir manzara olmuş yine Hocam! Günlük gibi.
Hanımefendiye selamlar. İncir olacak da yenmeyecek mi Hocam! :-) Avrupada tane ile satılıyor şu incirler. Tanesi söylemesi ayıp, bidolar. Gurbetçim durur meyve tezgahı önünde, bakar şu memleketinden gelen teker teker kağıda sarılı, içi bal dışı ...