SONE XXVI: KIŞIN SOĞUK NEFESİ
Esince kış mevsimin amansız, soğuk nefesi,
Dökülür ağaçlardan o mahzun, o altın yaprak;
Kapanır doğanın o neşeli ve berrak sesi,
Beyaz bir kefen giyer sessizce o sadık toprak.
SONE- XXVI :YILDIZLARIN DİLSİZ YEMİNİ
Bak şu geceye, gökte parıldayan binlerce göze,
Her biri asırlık bir sırrı fısıldar dilsizce;
Şahitlik ederler yeryüzünde verilen her söze,
Karanlık göğün bağrında nöbet tutarlar her gece.
Hırçın dalgalar yutarken göğün en uzak ucunu,
Deniz kudurmuş dev gibi sarar bu ahşap gövdeyi.
Kader, fırtınaya bırak bu geminin tüm suçunu;
Kimse duymaz ıssız suda edilen hiçbir tevbeyi.
Yelkenler yırtık ve bitik, direk kırık, umut nefes;
Zamanı durduran o an gelince,
Hayaller elinde gerçeğe döner.
Yavaşça yürürsün kendi izince,
Geciken yollarda ışıklar söner.
Aşkı baştan yazsan kim hesap sorar?
Bayram gelmiş benim neyime.
Elin değmeyince birkerecik elime.
Türkü söyleyeyim gülüme.
Birkerecik gözün baksın gözüme.
Deli divane aşığım yolunda senin
Bağrım yanar, sönmez hârı,
Çöktü ser'e dağlar kârı.
Gözüm yaşlı, yollar çetin,
Ömür geçmez, bitmez zârı.
Sazım inler, teli sızlar,
Gönül elemde sızlıyorken
İçiyordum gönlümde kahır.
Kahır çekerken acı sözlerinden
Diledim mevlamdan sabır.
Sabırla yazarken satır satır.
Şiirlerim koruklaştı ağır ağır.
Tanımak istemem, seni güzelim,
Şu garip gönlümde, yoktur eserin.
Ne kadar zorlayıp, çeksen de derin,
Vallahi sövemem, sövmem ben sövmem.
Dağların lalesi, sümbülü solmaz,
Akıl firarda zevk eylerse
Hakı pula gark eylerse
Söz söyleyip çark eylerse
İnsanlık bunun neresinde
Söyle, insanlık neresinde
Gidişin ,
yüreğimde yaslı bir gam,
Kemirir keder içimdeki,
sensizlik şiirlerimi..
Kopar içimdeki,
hüzam şarkıların efkarı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!