Kafamda ütopik bir dünya var,
Orada seninle evliyiz.
Bir kızımız birde oğlumuz var.
Saçları seninki gibi sarı,
Gözleri seninki gibi ela,
Sana benzeyen iki çocuğumuz var.
Gecenin karanlığında;
Ay ışığının altında,
Sadece gökteki yıldızlar,
Önümdeki boş sandalye,
Ve ben.
Benim için gece,
Sen uyuduğunda başlar.
Çünkü benim güneşim,
Gözlerin kapandığında batar.
Sonra ufak bir ay ışığı vurur yeryüzüne.
Çiçek olalım sevdiğim,
İkimizide yan yana diksinler.
Uzaklara düşmesin tohumlarımız,
Sonra hasret kokar her yanımız.
Yaprak olalım sevdiğim,
Ve ben yaşarken sensizlikle,
Sen bana senli günler vaadettin.
İnandım.
İnandıklarımla bıraktın beni.
Ben yaşarken sensizlikle,
Sen, senli günlerin vaadiyle öldürdün beni.
Başlar engin denizlerin dalgası deli rüzgarda,
Çiçekler atarlar kendini bir sağa bir sola,
Sadece ufak bir rüzgar vurur saçlarına,
Adeta merhaba diyordur sana.
Böyle bir güzellik varken sende,
Söyle, nasıl vazgeçebilirim senden.
Bir şair daha pes etti,
Yeniden sevenler yenildi,
Bilmem kim üzgün kim hissizdi,
Ama bu hiç adil değildi...
Derler ayrılıkta sevdaya dahil,
Bir kere daha sarılsan bana,
Kokunu çeksem içime,
Ellerim ellerinde buluşsa.
Sonra buda rüya olmasın diye,
Ömrümü, kalbimi, canımı versem...
Yağmur, evinin camından dışarıyı seyredene güzeldir.
Altında ıslanana değil...
Neden yağıyor ki yağmur?
Beraber ıslanmayacaksak.
Neden kuruluyor ki onca hayal?
Beraber olamayacaksak.
Zaten o yağmurdan düşen,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!